“Yerinde Konuşuyoruz” MKÜ’de…

18 Ocak 2012 Çarşamba, 08:12
“Yerinde Konuşuyoruz” MKÜ’de…

Mustafa Kemal üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’nda Hatay’ın tarihiyle, turizmiyle, ekonomisiyle, sosyal hayatıyla, sanatıyla, yemekleriyle tüm yönlerinin tanıtıldığı TRT Anadolu “Yerinde Konuşuyoruz” canlı yayın programı gerçekleşti.

 

 

 
Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, Antakya Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, MKü Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder, ıl Müftüsü Mustafa Sinanoğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık ıl Müdürü Bestami Zabun, Tarımsal Kırsal Kalkındırma ıl Koordinatörü Dr. Savaş özgürsoy, Hatay Esnaf Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı A. Kadir Teksöz, Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Yetişen, Hatay TV Yönetim Kurulu Başkanı ve Yerel ve Bölgesel Televizyonlar Birliği Genel Başkan Yardımcısı Rahmi Vardi, Alevi Cemaati Başkanı Nasrettin Eskiocak, Musevi Cemaati Başkanı şaulCenudioğlu, OrtadoksKlisesi Pederi Dimitri Dogum’un konuk olduğu programda katılımcılar birer konuşma yaptılar.Programda, Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, TRT Anadolu izleyicilerine ilimiz hakkında bilgi verdi.“UYGARLIKLAR BURADA BULUşMUşLAR”
 
Hatay’ın tarihin bilinen ilk çağlarından beri insanlığın gözde mekânlarından birisi olarak tarihin hemen hemen her döneminde önemli ve kıymetli bir yer olduğunu vurgulayan Vali Mehmet Celalettin Lekesiz; “Esasen Hatay’ın tarihi, Hatay’ın tarihinden öte insanlığın ortak tarihidir. Doğudan batıya, kuzeyden güneye bir şekilde uygarlıklar burada buluşmuşlar.
 
 Hatay, medeniyetlerin bir geçit resmini yaptığı yer. Dünya sahnesine gelen her yeni nesil, kendisinden önceki insanlığın ortak birikimini önünde hazır bulur. Yapacağı tüm çalışmaları, hamleleri, atraksiyonları, o birikime dayanarak yapar. Hatay’da onlarca uygarlık gelip geçince hepsi kendi birikimini devrederek günümüze intikal ettirmiştir. Bunlardan bir tanesi de sevgi, sevgide geçmişten günümüze intikal ede ede beslenen, güçlenen bir hadisedir. Hatay, farklı dillerin, dinlerin, farklı kültürlerin, etnik kökenlerin barış, huzur, kardeşlik içerisinde çok önemli merkezlerimizden bir tanesidir” dedi.

 

Programda, tarihi Valilik binası hakkında bilgi veren Lekesiz;  Hatay’ın müstakil bir devlet olarak 10 ay 21 gün süren siyasi bir ömrü olduğunu,  1939’da Hatay’ın Millet Meclisi’nin oy birliği ile Türkiye’ye katılma kararı aldığını, müstakil bir devlet olmaktansa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde sıradan bir il olma kadirşinaslığı sergilediğini, ilimiz ve ülkemiz için özel bir önemi olan binanın restore edilip,  kültür mirası olarak hizmete girdiğini kaydetti.Antakya Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş ise, Hatay’ın doğal güzellikleri, Asi nehri aracılığıyla Akdeniz ve dünyaya açılan bir yer olması, ıslamiyet’in ilk girdiği, üç semavi dinin Anadolu’da buluştuğu konusundaki yönlerini vurguladı.

 

Musevi Cemaati Başkanı şaul Cenudioğlu ve Ortodoks Kilisesi Pederi Dimitri Dogum, ıl Müftüsü Mustafa Sinanoğlu ve Alevi Cemaati Başkanı; Hatay’da din mefhumu gözetmeksizin tüm dinlerden insanların kardeşçe kucaklaştığını, hoşgörünün,  toplumsal barışın, cemaatlerin bir arada yoğunlaştığı birbiriyle kaynaştığı bir kentte yaşamaktan duydukları mutluluğu dile getirdiler.“DüNYA KüçüK BıR KöY HALıNE GELDı”
 
 
 
 
 
Musevi ve Ortodoks cemaatlerinin temsilcilerinin konuşmasının ardından MKü Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder; “Dünyanın globalizasyon süreci geçirmiş olduğu son 20 yıl içerisinde, internet ve buna bağlı teknolojiler, dünyayı küçük bir köy haline getirmişti.

 

 
 Böyle bir dünyada ortalama dünya vatandaşı tanımına uyan insanların her millette kendine uygun bir yer bulacağı, rahatlıkla yaşamını sürdüreceği, girişimci bir ruha sahipseler kıtalar ötesinde kültürünü sürdürerek iş sahibi, aş sahibi olabileceği bir dünya var. Bu dünya; çeşitli savaşlarla, çeşitli evrelerden geçtikten sonra bugünkü haline geldi. Hepimizin son 20 yıl içerisinde yakından şahitlik ederek globalleşmesine şahit olduğumuz bu dünya, aslında Hatay’da küçük bir ölçekte yaşıyor ve yaşatılıyor. Her milletten, dinden, mezhepten insanı yüzyıllar boyunca bağrında sinesinde yaşatmış olan Hatay, gerçekte bu anlatılmaya çalışılan global köyün yaşanan bir küçük örneğidir” dedi.  Türk Yükseköğretimi’nin temel hedefleri arasında bulunan açık bir dünya görüşüne sahip, araştıran, sorgulayan, inceleyen, yenilikçiliğe açık, gençleri yetiştirebilmek için Hatay’ın adeta bir uygulama laboratuvarı olduğunu belirten Güder konuşmasına şöyle devam etti; “Böyle bir laboratuar da ecnebi memleketlerine veya Asya’ya gitmeksizin yaşayabileceğiniz kültürlere dair pek çok ayrıntıyı yerinde Hatay’ımızda, içinde bulunarak yaşamak ve öğrencilerinize yaşatmak mümkün. Onların olmasını arzuladığınız geniş dünya vizyonunu burada kazandırmanız çok kolay.

 

 

 
 
 
 
Bu iklim, bu yaşantı ve kültür bin yıldır burada yaşanan barış ortamının bir sonucu olarak burada var oldu. Biz Hataylılar olarak, barış ve kültür ortamını bugünden yarına, gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. üniversitemizle bir şekilde yolu düşen konukları ile yükseköğretim almak için Hatay’a gelen öğrencilerimize, bu engin kültürü aşılayarak dünyanın her tarafında bu güzel kültürün yaygınlaşması, yaşatılması ve tanıtılması için önemli katkılar sağlamaya çalışıyoruz” diyen üniversitemiz Rektörü, 30 bin öğrenciye ev sahipliği yapan, 1000 akademik personeli olan 19 yaşındaki Türk Yükseköğretimi’nin Hatay’da parlayan ve Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün adını taşıyan üniversitemizle ilgili “1992 yılında kurulan üniversitemiz; kuruluşundan itibaren 12 fakülte, 3 enstitü, 6 yüksekokul, 18 meslek yüksekokulu, 16 araştırma ve uygulama merkezi, 1 konservatuvar ve 550 yataklı bir Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne sahiptir”  “HEDEFıMıZ 5 YIL ıçERıSıNDE TüRKıYE BıRıNCıSı OLMAK”Hatay’ın ekonomisiyle ilgili konuşan Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet çinçin; ekonomi denince Hatay’da demir-çelik sektörünün akla geldiğini, Antakya ve yöresinde ise hizmet sektörü ve tarıma dayalı bir ekonomi olduğunu söyledi. Bunun dışında nakliyecilik, çekici ve römork bakımından Türkiye’de ıstanbul’dan sonra Hatay’ın ikinci sırada olduğunu belirtti.

 

 

Hatay Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı A. Kadir Teksöz ise; Hatay’da esnafın durumunu anlattı. Hatay’da ayakkabı ve mobilya sektörü dalında Antakya’da bine yakın irili ufaklı atölyelerin bulunduğunu söyleyerek sektörler hakkında bilgi verdi.

 

 
Hatay tarımı hakkında bilgi veren Gıda Tarım ve Hayvancılık ıl Müdürü Bestami Zabun; Hatay’ın Akdeniz iklimine sahip olması nedeniyle her çeşit mahsulün çok iyi yetiştiğini belirterek, ‘Tarım ve Kırsal Kalkınma Stratejik Planı’ hazırlanmış ve bu plan kapsamında çalışmaların gayretle devam ettiğini belirtti. ıskenderun, Erzin ve Dörtyol ılçelerimizde ağırlıklı olarak narenciyenin, Amik Ovasında bulunan Kırıkhan, Reyhanlı, Kumlu, Hassa’nın ve Antakya’nın Amik Ovası’na sınırı olan köylerde pamuk, buğday ve mısır üretiminin öne çıkmakta olduğunu söyledi. Hatay’ın Türkiye zeytin üretiminde 5. Sırada, zeytinyağı üretiminde ise 4. sırada olduğunu belirten il Müdürümüz;“Hedefimiz 5 yıl içerisinde Türkiye birincisi olmaktır” dedi. ‘Hatay ıli Tarım ve Kırsal Kalkınma Planı’na göre; Hatay’ın marka ürünleri ile Ortadoğu’da tarım ve ticaret merkezi olacağını belirterek konuşmalarını tamamladı.Kırsal Kalkınma ıl Koordinatörü Dr. Savaş özgürsoy ve Hatay Gazeteciler Cemiyeti başkanı Ahmet Yetişen; Hatay’da yürütülen çalışmalara verdikleri destekleri anlattı. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının, tarım ürünlerinin ve yemeklerinin tanıtımına destek vermeye çalıştıklarını dile getirdi.

 

 

 

Hatay TV Yönetim Kurulu Başkanı, Yerel ve Bölgesel Televizyonlar Birliği Genel Başkan Yardımcısı Rahmi Vardi; bu programda dünyaya bir hoşgörü mesajı vermeye çalıştıklarını dile getirdi.

 

TRT Anadolu “Yerinde Konuşuyoruz” canlı yayın programı; konuşmacılarının yanı sıra Hatay yemekleri, ipek dokuması, el sanatları ve Ney, Zambır, Halk Oyunları’nın yanında Medeniyetler Korosu’nun verdiği müzik dinletisiyle son buldu.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz