Yasa Toplumsal Uzlaşı ile Çıkmalı…

20 Ocak 2010 Çarşamba, 13:50
Yasa Toplumsal Uzlaşı ile Çıkmalı…

TEMA Vakfı Hatay ıl Temsilcisi Mahir Rende, Ulusal Biyogüvenlik Yasası’nın toplumsal uzlaşı ile çıkması gerektiğini söyledi. Rende, yaptığı açıklamada, ülkenin gıda güvenliğini yani geleceğini koruma altına alacak Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı’nın, sessiz sedasız meclis komisyonlarından geçirilerek yasalaştırılmaya çalışıldığını ileri sürdü. Yasa Tasarısı çıkarılmadan, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ile ilgili Yönetmeliğin çıkarılmak istenmesinin ve söz konusu tasarının ve yönetmelikle ilgili içeriklerin kamuoyu ile paylaşılmamasının güvensizlik ve endişe ortamı yarattığını ifade eden Rende, şöyle devam etti:
 
 
“Ulusal Biyogüvenlik Yasası toplumsal uzlaşı ile çıkmalı. ülkemizin 1992 yılında imzaladığı ve 1996 yılında da resmen taraf olduğu Birleşmiş Milletler Biyolojik çeşitlilik Sözleşmesi gereği, yasanın biran önce çıkarılması önemlidir. Ancak yasanın toplumun herkesimi tarafından tartışılarak ve ortak uzlaşıya varılarak yasalaşması en az bunun kadar önemlidir. TEMA Vakfı, Hükümeti Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısını geri çekerek doğal varlıkların ve toplum sağlığının korunmasını adına demokratik tartışma sürecinden geçirmeye davet etmektedir.” Rende, tasarı ile oluşması öngörülen Biyogüvenlik Kurulu yapısının bürokratik nitelikten, demokratik özelliğe dönüştürülmesi, bu tür bir yapı sağlanmadan, kurulun ileri sürüldüğü gibi “bağımsız ve özerk” karar alamayacağına dikkati çekti.
 
 
TEMA Vakfı’nın Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı ile ilgili görüş ve önerileri şöyle: “-Tasarıda, Birleşmiş Milletler Biyolojik çeşitlilik Sözleşmesi ve Cartegana Uluslararası Biyogüvenlik Protokolüne gerekli gönderme yapılmalı ve yapılan düzenlemenin felsefi temeli ortaya koyulmalıdır. -Tasarı yalnızca GDO ve ürünlerine odaklı bir “GDO Kanunu” özelliğinden çıkarılmalı ve biyogüvenlik kavramının gerektirdiği kapsamlı bir içeriğe kavuşturulmalıdır. -Tasarının en belirleyici unsurunu oluşturan “Başvuru-değerlendirme ve karar” süreci bir maddede değil, açıklık ve netlik kazandırılmış birkaç madde de açıklanmalıdır. -Tasarıda, işal, pazarlama, tüketim dışında GDO ve ürünlerin “işlenmesi süreci de” yeterince açıklanmalıdır. -Kurul ile Bakanlık ilişkileri, hiyerarşik yaklaşım yerine, demokratik anlayışa oturtulmalıdır. -GDO işali yapılacak ülkelerden, uluslararası geçerliliği bulunan referansların istenilmesi öngörülmelidir.
 
 
-çoğunluğu özel kuruluşlara bağlı gerçek ve tüzel kişilerden oluşacak olan GDO ilgililerini “risk yönetimi ve uygulama konusunda” yükümlü kılan anlayış yeniden tartışılmalıdır. -Tasarıya, antibiyotiklere dayanıklı gen içeren GDO işalinin yasak olduğu açıkça yazılmalıdır. -Bakanlığın uygulayacağı belirtilen “kontrol ve denetimin” hangi süreçler kapsamında ne gibi yöntem ve araçlarla yerine getirileceği açıklanmalıdır. -TEMA Vakfı Bilim Kurulu’nun önerdiği gibi transgenik çalışmaların üniversitelerde ve/veya araştırma enstitülerinde geliştirilerek hayvanlarda deneneceği de, biyoçeşitliliğimizin korunması için, tasarıda yer almalıdır. -Kurul ve Bilimsel Komitelerin kararlarının “yerindelik ve hukuka uygunluk” bakımından idari yargı konusu olduğu, tasarıya eklenmelidir. ıdari yaptırım ve ceza hükümleri sadeleştirilmelidir. TEMA Vakfı, Hükümeti Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı’nı geri çekmeye; medya ve kamuoyunu da, Biyogüvenlik Kanun Tasarısı’nın ulusal yararlar doğrultusunda geliştirilmesi çalışmalarına acilen destek vermeye çağırmaktadır.”

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz