Uğur Mumcu anıldı…

27 Ocak 2013 Pazar, 20:49
Uğur Mumcu anıldı…

Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun ölümünün 20. yıldönümü nedeniyle Eğitim-ış Hatay şubesince düzenlenen anma etkinliğine katılan Ankara Barosu Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, iktidarın dilinden düşürmediği ileri demokrasi söylemine göndermede bulunarak, ‘Gazetecilerin özgürce yazı yazdığı bir ülkede yaşamak istiyorum!’ dedi.Antakya Kültür Merkezi Salonunda gerçekleşen anma etkinliğe Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, CHP Hatay ıl Başkanı Servet Mullaoğlu ile bazı sendika ve dernek başkanlarının katıldığı etkinlikte şiir ve müzik dinletisi yapıldı.
 
ASLAN: UğUR MUMCU’YU, KATLEDıLışıNıN 20. YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ
 
Etkinlikte konuşma yapan Eğitim-ış Hatay şube Başkanı şenol Aslan, ‘24 Ocak 1993 tarihinde bundan tam 20 yıl önce alçakça bir saldırı ile katledilen, devrimin, bağımsızlığın, demokrasinin, laikliğin ve özgürlüğün,  kısacası aydınlanmanın cesur kalemi araştırmacı yazar Uğur Mumcu’yu bir kez daha özlem ve saygıyla anıyoruz’ sözleriyle konuşmasına başladı. Bu yiğit kalemi halkın unutmadığını, unutmayacağına vurgu yapan şenol Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
 
“Uğur Mumcu, sadece gazeteci kimliği ile değil, antiemperyalist duruşu ve ülkemiz üzerinde oynanan karanlık oyunların ortaya çıkarılması noktasındaki çabalarıyla halkımızın hafızasında yerini almıştır. Uğur Mumcu, araştırmacı gazeteciliğin öncü ismi olarak, ülke tarihindeki karanlık olayların ve ilişkilerin üzerine korkusuzca giden yazılarıyla her zaman hatırlanacaktır. Türkiye’yi karıştırmak isteyen karanlık güçler, Uğur Mumcu suikastı gibi, toplumda infiale neden olacak ve kamplaşmalara yol açacak eylemler ile bu hedeflerine ulaşmaya çalışmışlardır. Ancak ulusumuzun sağduyusu bu planları her defasında boşa çıkarmıştır. 
 
Kalemlerin açık artırmaya çıkarıldığı, ısmarlama yazıların yazıldığı, tek merkezden hazırlanan haberler ile halkın haber alma özgürlüğünün yok edildiği günümüzde, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye üçok, Turan Dursun, Muammer Aksoy gibi aydınlarımızın değeri daha iyi anlaşılmaktadır.” 
 
Eğitim-ış Hatay şube Başkanı şenol Aslan, konuşmasının devamında “Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin maskelerini düşüren Uğur Mumcu’nun, terör üzerine yaptığı araştırmalar, yazdığı makaleler neden katledildiğini çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Artık şu çok iyi anlaşılmıştır ki,  ister dinsel, ister etnik olsun her türlü terörün arkasında emperyalizm ve işbirlikçileri vardır. Bugün hala Uğur Mumcu’nun katledilmesinin üzerindeki sis perdesinin bilinçli olarak aralanmamasını bu çerçevede değerlendirmek gerekir. 
 
Gazetecilerin, halkın bilgi alabilmesi ve gerçeklere ulaşabilmesi sorumluluğunu yerine getirebilmesinin ön koşulunun geçmişteki karanlık olayların aydınlatılması olduğunu düşünüyoruz. ıktidarların bu cinayetleri aydınlatmadaki gönülsüzlüğü bizce ‘bu karanlık’ ortamın bilerek ve arzu edilerek devam ettirildiğini gösteriyor.
 
12 Mart faşizminin ‘Sakıncalı Piyadesi’ Uğur Mumcu’nun özelleştirmeler ile ekonomik kaynaklarımızın peşkeş çekilmeye başlandığı, etnik ve dinsel kimliklerin ‘demokratikleşme’ adı altında ortaya atıldığı bir süreçte katledilmesi sıradan bir terör saldırısı olamaz..
Emperyalizmin ‘Ilımlı ıslam’ ve ‘etnik ayrılıkçı terör’ planlarıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni tasfiye etmek istediği bir dönemde; cumhuriyetin, Atatürk ilke ve devrimlerinin korkusuz savunucusu, kalpaksız Kuvayı Milliyeci Uğur Mumcu’yu, katledilişinin 20. yılında saygıyla anıyoruz”. ıfadelerine yer verdi.
 
TüRKıYE üZERıNDE KARA BULUTLAR DOLAşIYOR
 
Uğur Mumcu’yu anma etkinliğe katılan Ankara Barosu Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu yaptığı konuşmada, ıktidarın halka özgürlük mü, refah mı tercihini sunmaya çalıştığını ifade ederek; “Ben hem özgürlüğü, hem duble yolu, hem kendi ürettiğimiz teknolojiyi kullanmak istiyorum. Gazetecilerin özgürce yazı yazdığı bir ülkede yaşamak istiyorum” serzenişinde bulundu. Ekonominin borç batağı sarmalında ilerlediğine dikkat çeken Feyzioğlu, Türkiye üzerinde kara bulutların dolaştığını ileri sürdü.
 
ANAYASAYI TOPTAN KALDIRAMAZSINIZ
 
Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, iktidarın ileri demokrasi söylemi çerçevesinde yapmak istediği yeni anayasa da değinirken, ‘Yeni Anayasa furyası veya süreci aslına bakarsanız bana göre yeni kelimesi sorgulanarak incelenmeli. Yeni demek sıfırdan demek, sıfırdan bir Anayasa yapmak için Anayasasının yürürlükten kalkması gerekmez mi? çünkü mevcut anayasa bu anayasanın nasıl geliştirilebileceği yani yöntemini açık seçik yazmıştır. Bu yöntemin içinde çok önemli dört husus vardır. Diyor ki Anayasa’nın ilk üç maddesini değiştirmeyi bırak teklif edemezsiniz. O zaman mademki bu anayasanın içinde değiştirmeyi teklif dahi edemeyeceğini fark eden o zaman sen bu Anayasayı toptan kaldıramazsın bu kadar basit’ görüşünü dile getirdi.
 
IRKçI BıR ANAYASA GETıRıLMEK ıSTENıYOR
 
Metin Feyzioğlu, ders anlatır gibi yaptığı konuşmasında getirilmek istenen Anayasa’nın ırkçı olduğunu iddia ederek:, ‘Ben Atatürk Milliyetçisiyim. Irkıma ve etnik kökenime bakmam. Ama bugün getirilmek istenen anayasa ırkçı ve etnikçidir. Yani insanları sen bu ırktansın, sen bu mezheptensin diye ayırıyorsun. Oysa Atatürk’ün Türklük tanımı net ve açık. Irka ve etnik kökene dayanmayan bir millet tanımı var. Sen bunu değiştirirsen bu milletin temeline dinamit koymuş olursun’ görüşünü savundu.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz