Son Dakika
23 Ekim 2018 Salı

Üç Devrim Yasası…

03 Mart 2014 Pazartesi, 09:55
Üç Devrim Yasası…

çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Antakya şube Başkanı Av. Nabi ınal, 90 yıl önce 3 Mart tarihinde,“öğrenim Birliği Yasası”nın kabul edilişi ile “Halifeliğin” ve “şer’iye ve Evkaf vekâletlerinin “ kaldırılışının 90.yıl dönümü nedeniyle açıklama yaptı.

3 Mart 1924 yılında 3 devrim yasasının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildiğine dikkat çeken Nabi ınal:
“Bundan 90 yıl önce 03 Mart 1924 tarihinde demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin temel taşını oluşturacak olan üç devrim yasası TBMM’de kabul edilerek çağdaşlığa doğru önemli bir adım atılmış,
şer’iye mahkemelerinin kaldırılması ile yargının bağımsızlığı ilkesi benimsenmiş, din kurallarına dayalı yargılama yerine insan haklarına saygılı, bireye değer ve savunma hakkı veren çağdaş yasalara dayalı yargılama sistemi, Genç Cumhuriyetimize kazandırılmıştır.

Kulluktan bireyliğe, ümmetlikten ulus bilincine erişme, çağdaş bir devlet olmanın “Olmazsa Olmazı” olan laiklik ilkesinin gerektirdiği çağdaş eğitim ise, Tevhid-i Tedrisat (öğrenim birliği ) yasasının yürürlüğe konulması sonucu yaşama geçirilmiş ve bu durum kurtuluş mücadelesi veren diğer uluslara örnek ve yol gösterici olmuş,
Halifeliğin kaldırılışı ile de, dinin dünya işlerine karıştırılmaması ilkesi olan “laiklik “ ilkesinin temeli atılmış,
Ve bu nedenle de; (3)devrim yasası varoluş tarihimizde, genç Türkiye Cumhuriyetinin gelişip güçlenmesinde, bu günlere gelinmesinde çok büyük yer ve önem kazanmıştır.

Ancak Tevhid-i Tedrisat yasası 1924 yılında kabul edildiği halde 8 yıllık kesintisiz temel eğitime yıllar sonra geçilmesi ve kısa bir süre sonra da kesintisiz temel eğitimin sulandırılmaya kalkışılması ve bunun sonucu olarakta 4+4+4 gibi anlaşılması zor bir uygulamaya geçilmiştir. Eğer 1924’te kabul edilen“öğrenim Birliği” yasası tam anlamıyla uygulamaya konulsa idi, bugün yaşadığımız sıkıntılar ve olası tehlike beklentileri söz konusu olamazdı.
Yine hilafetin kaldırılışının üzerinden 90 yıl geçmesine karşın laiklik ilkesinin hala
tartışma konusu yapılması, laikliğe karşı olan akımların güçlenmesi, rejimin temelinden değiştirilmeye kalkışılması ve bu yolda ilerleme kaydedilebilmesi, “Atatürk Kuşağının bir şeyleri keşfedip eksik yaptığının göstergesi olarak değerlendirilmelidir.”

Nabi ınal, Atatürk ilke ve Devrimlerinin sonsuza dek yaşaması için şeriat özlemcilerinin heveslerinin kursakları kalması gerektiğini savunarak:
“Atatürk ilke ve devrimlerinin sonsuza dek yaşayabilmesi, şeriat özlemcilerinin,emellerinin kursaklarında kalabilmesi, laiklik ilkesinin ödünsüz uygulanabilmesi ve aydınlanma devriminin tam olarak gerçekleşebilmesi için, çağdaş eğitimin temelini oluşturan öğrenim birliğinin tüm kurumları ile yaşama geçirilmesi, laiklik ilkesinin karanlık emeller peşinde koşanların elinde tartışma konusu yapılmasına olanak tanınmaması gerekir.

Ulus devlet bilincinden uzaklaşmadan, ülkeyi bölme heveslilerine geçit vermeden, Genç Türkiye Cumhuriyetinin tapusu olan Lozan antlaşmasına sımsıkı sarılarak yarınlara umutla bakabilmek, gelecek kuşaklara aydınlık ve çağdaş bir Türkiye bırakabilmek için, “öğrenim Birliği” ile “Hilafetin ve şer’iye ve evkaf bakanlıklarının” kaldırılışını sağlayan bu üç Devrim Yasasının değerini bilmek ve o yasalara sahip çıkmak gerektiğini bir kez daha hatırlatarak yarın çok geç kalındı denilmemesi için, tüm Atatürk kuşağını bu doğrultuda kendilerine düşen görevi yapmaya çağırıyoruz”.dedi.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz