Topraklarımıza giremeyebiliriz…

23 Mayıs 2009 Cumartesi, 22:07
Topraklarımıza  giremeyebiliriz…

Milletvekili Durgun, 49 yıllığına kiraya verilecek mayınlı topraklara yarım yüzyıl sonra girilemeyebileceğini vurguladı.Türkiye’nin güvenliğine mayın döşemeyelim.Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay milletvekili Gökhan Durgun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kürsüsünden yaptığı konuşmada, mayınlı arazilerin 49 yıllığına kiralanmak istenmesini eleştiri yağmuruna tuttu ve “Siz bugün kiraya verirseniz, o topraklara yarım yüzyıl sonra hiç giremezsiniz. Mayınları temizleyelim derken Türkiye’nin geleceğine ve güvenliğine mayın döşemeyelim” dedi.
 
Toplam 205 bin dönüm mayınlı arazi alanının, beş yılı temizleme, kırk dört yılı da işletme hakkı olmak üzere toplam kırk dokuz yıllığına yerli ya da yabancı, ama muhtemelen yabancı, muhtemelen de ısrailli, bir firmaya verilmesinin öngörüldüğüne dikkat çeken Milletvekili Durgun, iki Kıbrıs büyüklüğünde olan vatan toprağının, 49 yıllık bir süreye kiralanmasının hiçbir bilimsel gerçeğe dayanmadığını bildirdi ve milletvekillerine hitaben şunları söyledi :
 
“Hangi biriniz tarlanızı, arsanızı veya herhangi bir taşınmazınızı kırk dört yıllığına bir Amerika’ya, bir ısrailliye kiraya verirsiniz, kırk dört yıllığına hanginiz verirsiniz tarlanızı, evinizi, arabanızı? Al evimi boyat, badana yap, kırk dört yıl da kullan sonra bana geri ver. Siz verseniz evlatlarınız ne der size yarın? Dünyada bir tek ülke yoktur ki topraklarının büyük bir bölümünü kırk dokuz yıllığına kiraya vermiş, böyle bir ülke gösteremezsiniz.
 
Peki, soruyorum şimdi bu işin yaklaşık maliyeti belli midir? şu anda bu işin maliyeti de belli değil. Azami, asgari bedeller var. Kimi firma diyor ki: ‘Ben bunun 1 metrekaresini 0,5 dolara temizlerim.’ Başka bir firma diyor ki: ‘1 metrekareyi 15 dolara temizlerim.’ 30 kat. Bir tarafta 0,5 bir tarafta 15, böyle bir ihale yapılıyor ve bu arazi kırk dört yıllığına tarımsal amaçlı kullanma hakkı sadece ve sadece bu ihaleyi alıp temizleyene aynı ihale çerçevesinde veriliyor.
 
Ayrıca, mayından temizlenen arazilerinin de bu şekilde yabancılara kullandırılmasının da önü açılmış oluyor. Mayınlı sahanın temizlenmesiyle temizlenen arazinin tarımsal faaliyetlerde kullandırılması işlerinin aynı istekli tarafından karşılanmasının mutat olmadığı gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesi bu ihalenin yürütülmesinin durdurulmasına karar veriyor. Bakıyoruz şimdi bu maddeye, yargı kararı olmasına rağmen, aynı konu tekrar bu maddenin içinde karşımıza çıkıyor.
 
Dünyada -bana örnek gösterin- hem mayın temizleme işinde uzman aynı zamanda da organik tarım işinde uzman bir şirket gösterin. Gösteremezsiniz arkadaşlar, böyle bir şey mümkün değildir.” şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış bu vatan topraklarını yabancılara vermeyelim … Geçtiğimiz hafta başında kaybettiğimiz, bir eğitim insanı, bir bilim insanı, çağdaşlıktan, demokrasiden, uygarlıktan yana bir insan olan Prof.Dr. Türkan Saylan’ın üç yıl önce konuya değindiğini ifade eden Milletvekili Durgun, konuşmasında şunları dile getirdi.
 
“Bakın bundan üç yıl önce ne söylüyor Sayın Türkan Saylan, aynen okuyorum: ‘Sınırlarımızdaki mayınlı arazinin temizlenmesi, kırk dokuz yıllığına işletme koşuluyla verilmesi asla ve asla kabul edilemez. Bu temizleme işi Türk Silahlı Kuvvetlerince ve onların kontrolünde, gereken para halkın vergilerinden ayrılarak yapılmalıdır. Temizlenen arazi bir plan ve program içinde, hakkaniyet ölçülerinde bölge halkının üretimine dönüştürülmelidir.
 
Bu işin yabancılara kırk dokuz yıllık kullanma hakkının devredilmesi Misakımillî sınırlarımızın yok edilmesi anlamına gelir. Bu karar Türkiye Büyük Millet Meclisinde çoğunluk olsa da hiçbir temsilcimiz tarafından onaylanmaz, onaylanmamalıdır.’ diyor yurtsever, aydın Sayın Türkan Saylan. Gelin oturalım, şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış bu vatan topraklarını yabancılara vermeyelim. Bakın Amerika bir yılda 8 milyar dolar organik tarımdan kazanç elde ediyor, Japonya 2,5 milyar dolar. Türkiye’de bu araziler organik tarıma açılırsa 1 milyar dolar yılda kazancımız var.
 
Yani 1 milyar dolara temizleyeceğiz, yılda kazancımız 1 milyar dolar. Bunu anlamak mümkün değil. şu soruları kendimize sormamız gerektiğini düşünüyorum: Yarım yüzyıl sonra bu arazilerin yabancılara satılmayacağını kim garanti edecek? Sayın Bozdağ mı garanti edecek? şu anda kaç yaşındadır? Allah uzun ömür versin ama kırk-elli yıl sonra herhâlde bunun hesabını veremeyecek. Kıbrıs önümüzde bir gerçektir.
 
ıngilizlere zamanında bir savunma anlaşması sonucunda kiraladık, elimizden aldılar, şimdi hâlâ Kıbrıs meselesi diye yanıp tutuşuyoruz. Bu da aynı noktaya gider arkadaşlarım. Bu topraklara bir daha giremezsiniz, bu topraklarda hak talep edemezsiniz. Bu düşünce doğru bir düşünce değildir. Bu araziler bizim vatan topraklarımızdır, şehitlerimizin kanlarıyla sulanmıştır. Bakın, değerli arkadaşlarım, şunu söyleyeceğim en son: Ben devletin bağımsızlığı ve varlığını koruyacağıma ant içmiş bir milletvekiliyim ama 205 bin dönüm vatan toprağının kırk dokuz yıllığına yabancılara kiraya verilmesini içime sindiremiyorum, kabul de edemiyorum.”  

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz