Tarım öğretiminin 166. Yılı kutlamaları….

12 Ocak 2012 Perşembe, 08:55
Tarım öğretiminin 166. Yılı kutlamaları….

 
 
“Tarım öğretiminin 166. Yılı Kutlamaları” münasebetiyle Mustafa Kemal üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’nda “Gıda Güvenliği ve Yeni Yaklaşımlar” konulu konferans gerçekleşti.Mustafa Kemal üniversitesi(MKü) Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emine özdemir ve Ziraat Fakültesi öğrenci temsilcisi Kasım Tuncer’in açılış konuşmalarını yaptığı konferansta; ıstanbul Teknik üniversitesi Kimya – Metalürji Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Necla Aran, gıda güvenliği ve yeni yaklaşımlarla ilgili bir sunum yaptı.Tarım eğitimiyle ve üniversitenin Ziraat Fakültesiyle ilgili bilgi MKü Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emine özdemir;  yaptığı konuşmada fakülteyle ilgili bilgiler verdi.Ziraat Fakültesinin, 1993 yılında üniversite de kurucu fakülte olarak 4 bölümle eğitim-öğretimine başladığını ifade eden özdemir; “Bahçe Bitkileri, Tarla Bitkileri, Bitki Koruma, Zootekni, Biyosistem Mühendisliği olmak üzere 7 bölümde lisans eğitimini sürdürmektedir. Bunun dışında Tarım Ekonomisi, Tarımsal Biyoteknoloji ve Teknolojisi olmak üzere toplam 10 bölümümüz mevcuttur. Bu yıl itibariyle lisans eğitimi alan 931 öğrencimiz var. Fakültemizde lisans eğitimi yanında yüksek lisans eğitimi de verilmekte, bu kapsamda yüksek lisansta 116, doktorada 58 olmak üzere toplam 174 lisansüstü öğrencimiz var.” Dedi.özdemir; fakültenin genç, dinamik bir kadroya sahip olduğunu, toplamda 103 öğretim üyesinin bulunduğunu belirterek konuşmasına şöyle devam etti “Fakültemizde araştırma ve uygulama eğitimine önem vermekteyiz. Bu bağlamda, uygulamalarımızın arazi kısmını üniversitemize bağlı çiftliklerde ve ilimizin değişik yerlerinde bulunan çiftliklerde yapmaktayız. Fakültemizde laboratuvar olanaklarımız da oldukça iyi düzeyde olup biyoteknoloji, doku kültürü, pomoloji, bitki besleme, tıbbi bitkiler, kimyasal analiz, hayvan besleme, toprak fiziği ve gıda olmak üzere toplam 36 laboratuvarımız var. Ayrıca 40 kişilik bir de bilgisayar laboratuvarımız mevcut. Bu yıl itibariyle fakültemizde 64 adet bilimsel araştırma projesi, 20 adet TüBıTAK projesi, 6 adet TAGEM projesi, 5 adet Avrupa Birliği projesi olmak üzere toplam 95 adet proje yürütülmektedir. Tüm bu projelerin yanında içinde bulunduğumuz toplumun tarımsal sorunlarına yönelik çok sayıda proje yürütüldü. Bunlardan birkaç tanesi; bahçe bitkileri alanında, meyvecilik, sebzecilik, bağcılık konularında yapılan çalışmalardır. Böylelikle yöreye uygun tür ve çeşitler belirlenmiş ve bu kapsamda Harbiye Trabzon Hurmasında seleksiyon çalışması ve bu bölgeye has olan bu çeşitle ilgili tescil başvurusu da yapılmıştır. Aynı şekilde Sakıt Kayısı çeşidi, bu yöreye has bir seleksiyon olup uygun tipler bulunup üretime sunulmuştur. Gıda ürünleri alanında Hatay yöresi zeytinyağlarının fiziksel, duyusal ve kimyasal özellikleri belirlendi. Yapılan uygulamalı çalışmaların üreticiye yansıması için üretici koşullarında da çalışmalar yapıldı” Ziraat Fakültesi öğrenci temsilcisi Kasım Tuncer; tarımın temel ihtiyaç maddelerinin üretilmesi, diğer sektörlere ham madde temini, işlenmiş yada işlenmemiş ürün ihracatındaki payı ve istihdam yaratma özelliği bakımından önemini korumakta olduğunu dile getirdi. Konuşmasının devamında başta küresel ısınma olmak üzere çevre kirliliği, su kaynaklarının giderek azalması, çölleşme ve erozyon gibi olumsuzluklar içerisinde yaklaşık 7 milyar olan ve 2050’de 10 milyara çıkacak olan dünya nüfusunun en önemli sorunununaçlık olacağını belirten Tuncer;bu olumsuzluklar içerisinde dünyanın ve ülkemizin artan gıda ihtiyacının temininin üretim alanlarının arttırılmasıyla mümkün olacağını söyledi.
 
 
MKü Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder; tarım öğretiminin 166. Yılı Kutlamaları münasebetiyle düzenlenen etkinliği, tarım eğitimcisi olan akademisyenlerin varlıklarının en önemli göstergesi olan mesleklerini yaşama, yaşatma ve bu mesleği yaşatacak gençleri yetiştirme yolundaki bir bayram günü olarak düşündüğünü dile getirdi.
 
 
  Güder; “sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisinde, Ekonomik ışbirliği ve Kalkınma örgütü (OECD) ile Gıda ve Tarım örgütü (FAO)’nun ortak tahminlerine göre gıda fiyatlarının ve dünyadaki açlığın giderek artacağını söyledi. Bu durumun bir akademisyen için çözülmesi gereken bir soru ve sorun olduğunu vurgulayan Güder; “Bu veriler, bize akademisyen olarak, tarımın temel ihtiyaç maddesi olarak varlığının ve öneminin sürmesinin diğer tüm sektörlere ham madde olarak girdi temini ve işlenmiş madde ya da işlenmemiş ürün olarak ihracat alanında değerlendirilmesinin ve buna bağlı olarak çeşitli sektörlerde istihdamla olan bağlantısının düne nazaran daha da dikkate değer olduğunu gösteriyor.
 
 
 Bu değerine paha biçemediğimiz kaynakların doğrudan etkilendiği tarımsal faaliyetlerin, her saat artmakta olan nüfusu canlı ve sağlıklı tutabilmek için çok dikkatle yapılmış plan ve projelerle yürütülmesi, yüksek verimliliğin en az kayıp ve zararlarla elde edilmesi, kaynakların sürdürülebilirliğine özen gösterilmesi artık yaşamsal bir gereklilik halini almıştır. Bu gerekliliğin neticesi olarak gerek dünyanın gerekse ülkemizdeki tarım eğitiminin önemi giderek artmaktadır. Bu nedenle yeterli bilgi ve beceriyle donatılmış bireylere ihtiyaç vardır” dedi.Güder Konuşmasının sonunda ise “Bereketli topraklar üzerinde kurulu olan Amik Ovası’nda toprak etüdü taramasını 10 yıl önce yapan üniversitemiz Ziraat Fakültesi, tarımdaki girdilerimizin artması için Amik Ovası’nda yetişen birçok ürünün yetiştiriciliğinin ıslahını, defnenin birçok çeşidinin incelenmesini, hangi türün hangi bölgede daha verimli olduğunun saptanmasını, bölgemizde yetişmekte olan tüm ürünler üzerinde inceleme gibi çok değişik çalışmaları özellikle hayvan ıslahı, yetiştiricilik ıslahı gibi çok çeşitli alanlara eğilmiş ve eğilmektedir.
 
 
 Geçen hafta Cuma günü Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları üniversitelerimizde hizmet vermekte olan Su ürünleri Fakülteleri ile Ziraat Fakülteleri Dekanlarının bir araya geldiği Türkiye’deki Su ürünleri Fakültelerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin dekanlar konseyi toplantısına ev sahipliği yapmamız münasebetiyle Müsteşarımız; iki genel müdür ve bir daire başkanı ile birlikte üniversitemizde misafir oldular.
 
 
 Müsteşarımızı Ziraat Fakültemiz ve fakültemiz bünyesindeki akademisyenlerimizle bir araya getirdik. Fakültemizin tanıtımıyla yapmış olduğumuz değerli ve özverili çalışmalarla Bakanlığımızın irtibatını daha sağlıklı ve birbirinin tam olarak farkında olan taraflar olarak sürdürmek üzere bir toplantıda beraber olduk. Tarım Bakanlığımızın Ziraat Fakültemizle işbirliği konusundaki desteklerinin bu toplantıdan sonra artarak devam edeceğine inanıyorum” ıstanbul Teknik üniversitesi Kimya – Metalürji Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Necla Aran ise; “Gıda Güvenliği ve Güncel Yaklaşımlar” başlıklı sunum yaptı.
 
 
 Prof. Dr. Necla Aran yaptığı sunumunda; uygun koşullarda hazırlandığında, muhafaza edildiğinde sağlığa zarar vermeyen gıdalar olan güvenli gıdalardan ve gıda güvenliğinin etkilediği toplum sağlığı, ekonomik kayıplar, politik sorunlar, dünya ticareti, turizm, tarım ve hayvancılık, sosyal faktörler, biyoterörizm konularından ve tüm bu konular ışığında gıda güvenliği için risk analizi, medya vaka kayıtları, raporlama, gıda güvenlik sistemleri ve tüketicinin bilinçlenmesi noktasında yapılması gerekenleri anlattı.  
 
 
Aran; “Gıda güvenliği sağlanamadığında toplum sağlığı ciddi oranda etkileniyor. Sağlık giderleri, tedavi masrafları, iş gücü kaybı önemli ekonomik kayıpları beraberinde getiriyor. Zaman zaman politik sorunlar yaratıyor. Tarım ve hayvancılıkta üretim artışları, gıda güvenliğini etkileyebiliyor. Bunun dışında gıda güvenliğiyle ilgili sosyal faktörlerde etkileyen etmenler arasında yer alıyor. Risk analizi de gıda güvenliğiyle bağlantılı olarak en önemli unsurlardan biridir. Bu nedenle risk analizinin gerçekçi ve doğru bir şekilde yapılması çok önemli, tüm bunların yanında medyaya da çok önemli görev düşüyor.
 
 
 Ayrıca gelişmiş olan ülkelerde çalışan nüfusun artması, dışarda yemek yemeyi genel olarak arttırdı; bu da bize tüketici taleplerinde değişim olduğunu gösteriyor. Gelişmiş ülkelerde yapılan değerlendirmelerde gıdaya harcanan bütçenin önemli bir kısmının ev dışında hazırlanan gıdalardan oluştuğu belirlenmiş durumda. Gelişmekte olan ülkelere bakacak olursak kentselleşme, her geçen gün artıyor ve bu kentselleşme durumunda da sokakta açıkta satılan gıdalarda artış var. ışlenmiş, paketlenmiş gıda tüketimi az, yerel pazarlarda geleneksel ürünler genellikle satılıyor. Alt yapı eksiklikleri gibi birtakım sorunlar, bu ülkelerde de sosyal faktör olarak ön plana çıkıyor” dedi.
 
 
Medyanın çok önemli rolü olduğunu ifade eden Aran, Gıda ile ilgili medyada gündeme gelen her spekülasyon çok büyük yankının yarattığını ve kriz boyutuna ulaştığını belirterek, konuda çalışan bireyler olarak medyada konunun uzmanı olmayan kişiler, konuyu felaket senaryosuna dönüştürebildiklerini, bu da güven unsurunun aşındırılmasına neden olduğunu söyledi.Medya, riski topluma aktarıyor bu çok önemli, bir araç vazifesi görüyor.
Dolayısıyla konunun uzmanı olan kişilere gıda güvenliği konusunda yer verilmesi gerekiyor” diyerek sunumunu bitirdi.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz