Tarihin Siyasallaştırılması Vehamettir…

28 Ocak 2012 Cumartesi, 09:02
Tarihin Siyasallaştırılması Vehamettir…

Kaşıkçı, “Sözde Ermeni soykırımını reddedenlerin cezalandırılmasını hükmeden; tek yanlı, çıkarcı, asılsız ve menfur yasa maddesinin Fransız Meclisi’nde görüşülerek kabul edilmesi ve tarihin parlamentolar yoluyla siyasileştirilmesi büyük bir vehamettir.”Sözde ermeni soykırımının Fransız meclisinde oylanarak kabul edilmesini protesto etmek amacıyla bir basın açıklaması yapan ülkü Ocakları Hatay ıl Başkanı Lütfi Kaşıkçı, Ermeni soykırımını reddedenlerin cezalandırılmasını hükmeden yasa maddesinin, Fransız Meclisi’nde “sözde” görüşülerek kabul edilmesinin ve tarihin parlamentolar yoluyla siyasileştirilmesinin büyük bir vehamet olduğunu söyledi.Her fırsatta ve her platformda, insan hakları mücadelesinin ana vatanı ve eşitliğin, adaletin, kardeşliğin merkezi olduğunu gururla iddia eden Fransa’nın; düşünce özgürlüğünü hiçe sayan bu yaklaşımıyla aslında halen Ortaçağ zihniyetinden ve onun dogmatik düşünce sistematiğinden kurtulamadığını gösterdiğini belirten Kaşıkçı, “Hatırlatıyoruz ki; eğer politik salyalarını Müslüman Türk Milleti’nin tertemiz tarihine akıtan Fransız vekiller, açık yüreklilikle ve gerçekten işlenmiş bir soykırım arıyorlarsa kendi tarihlerine göz atmalıdırlar.” şeklinde konuştu.Kaşıkçı, Müslüman Cezayir’de, mazlum Afrika’da, mağdur Ruanda’da işlediği vahşetlerin hesabını veremeyen ve Cezayir’in son derece haklı özür talebine “Tarihi yazmak parlamentoların işi değildir, Bırakın, tarihi tarihçiler yazsın” cevabını veren Fransa’nın, Türkiye’yi soykırım yapmakla suçlamasının, bunu tartışmaya açanları cezalandırmayı hükümleştirmesinin klasikleşmiş bir Fransız ikiyüzlülüğü ve bitmek bilmeyen bir azılı Haçlı tezahürü olduğunu ifade ederek, “Günlük siyasi çıkarlar paralelinde alınmış bu kararın arkasında uzun bir tarihe dayanan Müslüman Türk karşıtlığı ve halen şer odaklarının hayallerini süsleyen Sevr zihniyeti vardır.” Dedi. Kaşıkçı şöyle devam etti:“Bizler, daha bir asırdan kısa süre öncesine kadar evinde, şehrinde, vatanında Fransız zulmüne maruz kalmış Hataylılar olarak işam edildiğimiz aşağılık soykırım karalamasını reddederek, Fransaya soruyoruz, “ Bir Fransız Askerî Mezarlığının yüzlerce kilometre ötedeki şehrimizde acaba ne işi vardır? Anadolu’muzda Fransa’nın rezil ve kirli, işgal ve tasallut tarihinden şikâyetçi olabilecek daha kaç vilayet mevcuttur? Fransa’nın yurdumuzda bizzat işlediği cinayetlerin ve dahi destekçisi olarak Hınçak ve Taşnak çetelerine işlettirdiği cinayetlerin, yaptırdığı zulümlerin, katliamların haddi ve hesabı olmuş mudur?
 
 
 
 
Fransa’nın asılsız soykırım iddialarına, insanlık onuru gereği gösterilecek haklı karşı çıkışları mahkum etmeyi yasalaştırmaktan, fikir ve vicdan hürriyetini katletmekten nasıl bir çıkarı söz konusudur? Bizler; batılı emperyalistlerin tüm bu sorularımıza bir cevap vermeyeceklerini, bunun yerine yerli işbirlikçileri eliyle gündemi ve zihinleri karartmaya ve kirletmeye azmedeceklerini, her türlü yüce değeri ve tarihi gerçeği kendi çıkarılan hesabına çarpıtacaklarını biliyoruz.”
 
Sözde Ermeni Soykırımı’nın büyük bir yalan olduğunu vurgulayan Kaşıkçı açıklamasının sonunda, Ermeni soykırımının emperyalizmin büyük bir planı olduğunu, Müslüman Türk Milleti’nin geçmişinde soykırım olmadığını, Ermeni diasporasının da Fransa parlamentosunun da bunu çok iyi bildiğini söyledi. Hüseyin Bozok

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz