Sele dur demenin zamanıdır…

11 Eylül 2009 Cuma, 20:30
Sele dur demenin zamanıdır…

Sel felaketi etkisini en aza indirmek için artık bir şeyler yapılma zamanıdır. Bu felaketlerden artık ders çıkarılmalıdır.Küresel ısınmadan en fazla etkilenecek ülkelerin başında Türkiye gelmektedir. Türkiye’de kuraklık başta olmak üzere sel felaketi, aşırı sıcak hava dalgaları ve fırtına gibi doğal afetler daha şiddetli ve sık aralıklarla vuku bulmaya başlamıştır. özellikle Karadeniz, Marmara, Trakya ve Doğu Anadolu bölgelerinde bundan sonra da daha sık ve şiddetli sel felaketi görülmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu bölgelerdeki dere yatakları büyük risk altındadır. Bundan sonrada ülkemizde sel felaketi olacaktır. Herkes çalışmalarını buna göre yapmalıdır.
 
ışgal edilen dere yatağı sel felaketleri ile tekrar geri alınır. Doğanın kuralı budur. 
 
Dere yataklarına yapılan bazı binalar, otoparklar, sanayi tesisleri, yollar, daraltılan ve üstü kapatılan dere yatakları ve köprüler sel felaketini şiddetlendirmektedir.
 
Cana, mala, tarım arazilerine ve altyapıya ciddi zarar vererek sel mecrasını bulur. Sel felaketi ile bitkisel toprak daha şiddetli erozyona maruz kalır. Tarımsal topraklar yok olur.
 
Dünya’da her yıl yaklaşık 100 bin civarında sel, fırtına, hortum heyelan, fırtına v.b. doğal afet meydana gelmektedir. Bu afet olaylarından en çok yaşananı, en fazla hasara neden olanı ve kayıp vereni de sellerdir. Doğal afetler nedeniyle, dünyada her yıl ortalama 100 bin kişi hayatını kaybetmektedir.
 
1998 ila 2004 yılları arasında Avrupa ülkelerinde 100’ün üzerinde sel felaketi olmuştur. Bu sel felaketleri, 700 insanın ölmesine, yarım milyon insanın yer değiştirmesine ve 28 milyar Avro sigortalanmış ekonomik kayba neden olmuştur. 
 
Mevcut envanter verileri itibari ile ülkemizde taşkınlardan kaynaklanan ekonomik kayıplar her yıl için ortalama 100 milyon ABD Dolarına ulaşmaktadır. Buna karşın, taşkınların kontrolü ve zararlarının azaltılmasına yönelik olarak, genelde yapısal tedbirler yönünden sürdürülen projeli faaliyetler için ayrılan yatırım miktarı ise yılda ortalama sadece 30 milyon ABD’dir.
 
Son 15 yılda yeryüzünün ortalama sıcaklığı 0,8 0C arttı. Küresel ısınmanın etkileri bundan sonra da daha şiddetli ve sık aralıklarla görülecektir. Anormallikler artacaktır. Artık yağışlar daha şiddetli ve daha sık aralıklarla olacaktır. Bu etkilerin en aza indirilmesi bir şeyler yapmak için geç kalınmamalıdır.
 
Küresel ısınmanın etkileri ülkemizde artarak devam edecektir.
 
Türkiye’nin sel felaketi risk haritaları çıkarılmalıdır. Riskli bölgelerde sel felaketini şiddetlendiren engellerle ilgili uygulamalı eylem planları hazırlanmalıdır. Bu çalışmalar uygulamaya derhal konmalıdır. Raporlar raflarda kalmamalıdır. Sel felaketinin can ve mal kaybı üzerindeki şiddetini en aza azaltmak için bu yapılmalıdır. ıçme suyu, kanalizasyon, yol gibi altyapı sistemini korumak için bu yapılmalıdır.
 
Küresel ısınmanın etkisi ile sel felaketi sayısındaki artışlardan dolayı nehir havzası ve dere yataklarındaki su akışını önleyici yapılara izin verilmemeli. Bu konuda gerekli çalışmalara başlanılmalı.
 
Sel felaketinin olduğu bölgeler, mevcut veriler kullanılarak, önceden tahmin edilebilir. Bu bölgelerde sel felaketi kaynaklarının ne olduğu önceden analiz edilmelidir. Sel felaketinin insan, kültürel miras, çevre, altyapı sistemi ve ekonomik miras üzerindeki etkisini azaltmak için risk analizi ve yönetimi çalışmamaları yapılmalıdır.
 
Sel felaketinin nerelerde olabileceği önceden tahmin edilerek, geç kalınmadan, gerekli önlemler alınmalı… Sel felaketinden önce ve sel esnasında halka nasıl hareket edecekleri öğretilmelidir. Bu konuda sorumlu kurumları ve kişileri göreve davet ediyorum. Sel felaketleri yaşanmadan gereği yapılmalı.
 
ülkemizde sele hassas riskli dere yatakları ilan edilmelidir.
 
Dere yatakları üzerinde yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemelidir. Sel felaketinin şiddetini artıran mevcut dere yatakları üzerindeki yapılar kaldırılmalıdır. Sel felaketi riski altında olan bölgelerde bina yapılmasına kesinlikle izin verilmemelidir.
 
Dere yataklarındaki yapılaşmalar, daraltılan dere yatakları ve inşaat/yıkıntı atıkları ile doldurulması, sel felaketi şiddetini artırmaktadır. Başta belediyeler olmak üzere ilgili tüm kurumlar suyun akışını önleyici engelleri ortadan mutlaka kaldırmalılar. özellikle riskli bölgelerde buna daha fazla dikkat edilmelidir. Riskli dere yatakları sık aralıklarla denetlenmelidir.
 
Sel felaketi riski taşıyan bölgeler kesinlikle imara açılmamalıdır.ımar çalışmaları sel felaketi risk haritasına göre yapılmalıdır. Açılan bölgeler kademeli olarak eski haline dönüştürülmelidir. ınşaat/yıkıntı atıkları ile doldurulan veya daraltılan dere yatakları derhal eski haline getirilmelidir.
 
Gerekli önlemler alındığı zaman sel felaketinin cana, mala, tarımsal topraklara ve altyapıya verebileceği zararlar hafifletilebilir.
 
 
Sel Felaketleri ıçin Artık Birşeyler Yapma Zamanı
 
Prof. Dr. Mustafa öZTüRK
 
Ak Parti Hatay Milletvekili
TBMM çevre Komisyonu Başkanvekili

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz