OHAL ‘i Çağrıştırıyor

22 Eylül 2012 Cumartesi, 16:47
OHAL ‘i Çağrıştırıyor

Avukat şükran Dağcebir;  “Anayasaca korunmuş demokratik bir hakkın uygulama yoluyla ve keyfi bir biçimde ortadan kaldırılması adı konmamış bir olağanüstü hal durumunu çağrıştırmaktadır.    
H.Bozok
Adliye önünde toplanan bir grup avukat bir basın açıklaması yaparak, Hatay Valiliği’nin geçtiğimiz Pazar günü Antakya Doğuş okulları önünde yapılmak istenen ve olaylara sahne olan “Türkiye-Suriye kardeştir,  Savaşa hayır” mitingi öncesi ve sonrası sergilediği tutumu eleştirdi.   
Grup adına basın açıklamasını okuyan Avukat şükran Dağcebir, geçtiğimiz Pazar günü bir siyasi partinin çağrısı üzerine Antakya Doğuş okulları önünde “Türkiye-Suriye kardeştir, Savaşa hayır” mitingi ve basın açıklaması için toplanan binlerce vatandaşın, polisin orantısız güç uyguladığı sert bir müdahaleye maruz kaldığını söyledi.   
“Valiliğin Uygulaması Hukuksuzdur”
Emniyet güçlerinin müdahaleye neden olarak,  valiliğin getirdiği yasağı öne sürdüklerini belirten Av. Dağcebir, Anayasanın 34. Maddesinin, herkesin silahsız ve saldırısız olmak şartıyla ‘izin almadan’ toplantı ve gösteri yürüyüşü yapabileceğini belirttiğini ifade ederek açıklamasını şöyle sürdürdü; Anayasanın normlar hiyerarşisindeki bu üstün konumuna ve toplantı ve gösteri yürüyüşünün izin almadan yapılabileceğini belirten lafzına rağmen, valilik ve emniyetin izin almayı ‘şart ve esas’ görmeleri hukuk ihlalidir ve şüphesiz ki düzgün işleyen bir demokrasinin görünümü olamaz.   
“Hukuk Devleti Olmak, Hayal!”
Anayasaca korunmuş demokratik bir hakkın uygulama yoluyla ve keyfi bir biçimde ortadan kaldırılması adı konmamış bir olağanüstü hal durumunu çağrıştırmaktadır. Bu uygulama, kanun devleti dahi olamamış bir ülkenin, hukuk devleti olma mertebesine erişmesinin hayalden de öte olduğunu göstermiştir.   
“Hatay Halkı Savaşa Karşı Tutumunu Gösterdi”
Yaşanan olaylar sonrası Hatay Valiliğinin yaptığı “Hatay’ın taşıdığı hassasiyetleri göz önüne alarak ne Suriye yönetiminin ne de muhaliflerin lehine herhangi bir gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantısına izin vermedik. Bu konuda tutarlıyız” açıklmasını talihsiz olarak niteleyen Dağcebir, “Bu konuşma talihsizliktir.   Zira Hatay’da, Suriye’de süregelen savaşın tarafı olacak şekilde bir gösteri veya miting düzenlenmediği gibi, Hatay halkı savaşa karşı olmak prensibinde ayrı saflara ve ihtilafa düşmemiştir.   Bilakis Hatay halkı, tüm kesimleriyle savaşa karşı duruşunu göstermiş ve Suriye konusunda taraftarlık yapmak yerine ilkesel tutum takınmıştır.   
“Nazik Dengeler, Barış Dilinin Yasaklanmasıyla Korunamaz”
Açıklamalarından, Sayın Vali’nin, savaşa karşı olmanın taraf olmak gibi enteresan ve zorlama bir sonuca vardığını anlıyoruz. Bu durumda Hatay halkı savaş isteyenler ve istemeyenler olarak ayrışmış mı oluyor? Peki, kim, kimin safında yer almış oluyor Sayın Vali? Biz Antakya’da tek saf görüyoruz, o da savaşa hayır diyenlerin safı! Valiliğin ifade ettiği gibi “Hatay’daki nazik dengeler”, savaş karşıtı bilcümle kesimlerin, aslında savaş karşıtı değil de provokatör oldukları şeklinde bir işamla korunamaz. Bu nazik dengeler, meşru ve haklı bir barış dilinin yasaklanmaya çalışılmasıyla da korunamaz.  ” şeklinde konuştu.   
“Yapılan Müdahale önleyici Olmaktan Uzaktı”
Yaşanan olaylarda polisin halka müdahalesinin önleyici olmaktan uzak ve tahrik edici olduğunu da savunan Dağcebir, bugüne kadar huzur ve barış içinde yaşayan ve bu tarz müdahalelere alışık olmayan Antakyalının insanlık onurunun rencide edildiğini, Antakya halkı aydın, demokrat, ilerici ve uzlaşmacı bir karakterde olduğundan, sert müdahalenin halkta infial yarattığını belirterek, yapılan müdahaleyi ve uygulayıcılarını kınadıklarını söyledi.   
Kamplar Düzene Sokulmalı
Kamplarla ilgili yapılan haberlerin ve ortaya atılan iddiaların, gerçekten savaştan kaçmış ve mağdur olan mülteci algısını aşındırmakta olduğunu da sözlerine ekleyen Av. Dağcebir, “Mülteci kampları derhal uluslararası mülteci hukukunun emrettiği düzene sokulmalı ve silahsızlandırılmalıdır.   Yaşanan olaylarda uygulanan orantısız güç kullanımı ve Hatay’daki mülteci kamplarının silahlı eğitim verdiği hususlarında, ilgili merciiler hakkında soruşturma açılmasını talep ediyoruz.   Hatay Barosu avukatları olarak hukukun temel ilkelerinin ve insan haklarının çeşitli siyasi denklemler uğruna feda edilmesini kabul edemeyeceğimizi ve hukukun üstünlüğünün takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz.”   Diyerek açıklamasını noktaladı.   

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz