Maraş acısı devam ediyor…

23 Aralık 2012 Pazar, 23:38
Maraş acısı devam ediyor…

Alevi Kültür Dernekleri Antakya şube Başkanı CEMAL ERCAN; 1978 yılında 19- 24 Aralık tarihleri arasında çorum’ da yaşanan katiamla ilgili bir açıklama yaparak katliamı lanetledi. “1978 yılında 19- 24 Aralık tarihleri arasında, derin devletin sivil faşist örgütlenmelerle ittifak yaparak gerçekleştirdiği Kahramanmaraş katliamının üzerinden 34 yıl geçti. Aslında aradan geçen 34 yıl, yüreklerimizde hissettiğimiz toplumsal acının hafiflemesi, Alevilerin toplumsal belleğindeki derin yaraların silinmesi için uzun bir süre sayılabilir ama biz hala yaralıyız.

Her Aralık ayında sanki annelerimizin rahimleri bir kez daha deşiliyor, göğüsleri kesiliyor, yaşlı dedelerimiz, ninelerimiz, analarımız baltalarla doğranıyor, kurşunlarla delik deşik ediliyor. çünkü Maraş acısı tıpkı çorum, Sivas, Dersim gibi olanca tazeliğiyle yüreğimiz de kanayıp duruyor. Kanıyor, çünkü katliamda kaybettiğimiz canlarımızı anmamıza dahi izin verilmiyor.” şeklinde konuşan şeklinde konuşan Alevi Kültür Dernekleri Antakya şube Başkanı CEMAL ERCAN; “Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Maraş Valiliği, Alevi Bektaşi Federasyonu’ nun anmaya ilişkin başvurusunu reddetti. 

 

Canlarımızı anmamıza izin vermiyorlar

AKP hükümetinin valileri de, tıpkı AKP’nin Genel Başkanı Recep Tayip Erdoğan gibi Alevilere nefretle bakıyor ve katliamlarda kaybettiğimiz canlarımızı anmamızdan rahatsız oluyor. Bir kente giriş tümden yasaklanıyor. Geçen yıl Sivas’ ta ve Maraş’ta katılımcıların üzerine biber gazı sıkan, Madımak Oteli’ nin önünü anmalara kapatarak katliamın arka planını gözlerden kaçırmaya çalışan hükümetin, protesto ve yitirdiklerimizi anma hakkımızı engellemesi, hak ve özgürlük ilkeleriyle çelişiyor.

 
Hükümetin tutumu, ancak ve ancak totaliter rejimlerin uygulamalarıyla izah edilebilir.” şeklinde konuşan Alevi Kültür Dernekleri Antakya şube Başkanı CEMAL ERCAN; açıklamasını şöyle sürdürdü; “Darbelerle ve katliamlarla yüzleştiğini iddia ettiği halde, son 10 yıllık dönemindeki iktidar uygulamalarıyla demokrasiyi bir araç olarak gören AKP’nin insan hak ve özgürlüklerinden anladığı şey, hak ve hukuku kendisi için işletmesi ve kendine Müslüman olmasıdır. 

Darbeler 28 şubat’ tan ibaret değildir.

Darbeleri 28 şubat’a indirgeyen Hükümet, Maraş, çorum, Sivas ve Dersim Katliamları’ nın, on binlerce faili meçhul cinayetin, binlerce yargısız infazın hesabını sormamaktadır. çünkü hükümet taraftır, teokrasi özlemleri içindedir. Maraş, 1967 yılının Haziran ayında Elbistan Olayları’ nı da yaşadı. 11 Haziran’ daki Ozanlar gecesinin ertesi günü Elbistan’ da yüzlerce Alevinin ev ve işyeri tahrip edildi.”  

Açıklamasında yüzyıllar boyunca Alevilerin mağdur edildiğine, katledildiğine işaret eden şeklinde konuşan Alevi Kültür Dernekleri Antakya şube Başkanı CEMAL ERCAN; ‘Vurun Alevilere’ diye bağıran gericiler, yakaladıkları insanları dövdüler, bıyıklarını kestiler, salâvat getirin diye yere yatırdılar. Türkiye Cumhuriyeti döneminde Alevilere sivil güçler tarafından gerçekleştirilen bu ilk saldırının araştırılması için mecliste araştırma önergesi verildiğinde zamanın başbakanı Süleyman Demirel, “Bunların karşısına hükümetin gücü çıkacaktır, yakalarına adaletin eli yapışacaktır” diyordu. Ancak, adaletin yerini bulmadığını, araştırma önergesinin reddedildiğini hatırlattı.

Alevi Coğrafyaları insansızlaştırıldı.


Açıklamasının sonunda sözü Maraş Katliamı’ na bağlayan Alevi Kültür Dernekleri Antakya şube Başkanı CEMAL ERCAN; “Aradan 11 yıl geçtikten sonra bir başka vahşet yaşandı. 1978 yılında faşist güçler, Maraş’ ı kan deryasına çevirdiler, yüzlerce Alevi’ yi insanlık tarihinde zor görülür bir vahşetle katlettiler. On binlerce Alevi şehri terk etti, Alevi coğrafyaları insansızlaştırıldı, geride kalan malları mülkleri gasp edildi. Adalet yine tecelli etmedi ve Maraş vahşetini tezgâhlayanlar, yıllarca aynı sokağı, aynı avluyu paylaştıkları komşularını kesen faşist güçler adalet önüne çıkarılmadı. 

Neden?


Aslında biz nedenleri biliyoruz. Bu katliamların suç ortakları aynı zihniyeti tarihsel bir süreklilik içinde günümüze kadar getiren ırkçı-dinci zihniyettir. ıktidarın, Maraş Katliamı’ nın anılmasından korkmasının nedeni acaba kendi milletvekili Abdulkadir Aksu’nun, dönemin emniyet mensuplarından biri olması mıdır?

MıT Sorgulanmalı…

Bilindiği gibi Ecevit’in çekmecesinden çıkan bir bilgi notunda, MıT’in katliamda oynadığı role dikkat çekilmişti. Mademki hükümet bu ülkeye ileri demokrasiyi getirecek, o zaman MıT’i sorgulaması gerekmiyor mu?

Maraş katliamı, 12 Eylül darbesine giden sürecin dönüm noktalarından biridir. Mademki hükümet darbelerle yüzleşmeyi arzu ediyor, o zaman TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’nda Maraş katliamını niye örtbas etmiştir? Komisyonun gözünde Türkiye tarihinin en büyük vahşetlerinden biri olan Maraş katliamı o kadar değersizdir ki, Maraş katliamı için özel bir başlık bile açılmaya ihtiyaç duyulmamış, katliam sadece ve sadece 163 satırla anlatılmıştır.
Soruyorum size, Maraş vahşeti 163 satıra sığar mı? ınsan, bu komisyon raporunu demokrasi belgesi olarak nitelemekten utanır, sıkılır. 

Acaba bu örtbasın altında dönemin ülkü ocakları yöneticilerinden olup da bugün AKP milletvekili olan Naci Bostancı ya da günümüzde demokrasi havarisi kesilen daha kirli geçmişinin hesabını vermeden Alevi çalıştaylarında Alevileri darbecilikle suçlayan Mümtazer Türköne gibi isimleri kurtarma kaygısı mı vardır?

Maraş Alevilere yasaklı şehir oldu.

Gerçeği niye gizlemeye çalışıyorsunuz? Maraş ve benzeri katliamların zihni altyapısını hazırlayan ve Alevileri ötekileştiren anlayışların, örnek aldığınızı söylediğiniz Ebusuut fetvalarıyla şekillendiğini dikkatlerimizden kaçıramazsınız. Maraş vahşetinin içinden Ebusuut’lar, ıdrisi Bitlisi’ler çıkar. 

Maraş’ın üzerine neden bir örtü çekiyorsunuz ve Alevilere yasaklı şehir haline getirmek istiyorsunuz? Mademki, hedef ileri demokrasidir, o halde açın Maraş katliamı arşivini, sadece bu katliamları araştıracak meclis komisyonları kurun. 

Biz, kaç yıl geçerse geçsin, Maraş’ta kaybettiğimiz canlarımız için adalet arayacağız ve bu karanlığı aydınlatıncaya kadar çaba harcayacağız. çünkü bu ülkeye demokrasi, özgürlükler, insan hak ve özgürlükleri gelecekse bunun yolunun Maraş’tan, Sivas’tan geçtiğine inanıyoruz.” şeklinde görüş bildirdi.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz