|
||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||
|
Kültürel ve Ekonomik Zenginlik Yönü ile Anadilim: Birleşmiş milletler Eğitim Bilim ve Kültür örgütü (UNESCO) üyesi ülkeler de her yıl 21 Şubatta kutlanan dünya anadil günü ve haftası kutlu olsun. Hayat damarımız, ruhumuz, inancımız, kültürümüz, esprilerimiz, küfürlerimiz, hayallerimiz, aşkımız, nefretimiz, kavgamız Arapçadır. Arapça güler, Arapça ağlarız. Fakat maalesef anadilimiz Arapçayı çocuklarımıza aktaramıyoruz. Yeni nesiller anadillerini öğrenemiyor. Asimilasyon ve otoasimilasyon kültürümüzü, dilimizi yok etmeye devam ediyor. Çocuklarla Arapça konuşmama otomatik bir yasak (otoasimilasyon virüsü) olarak bütün topluma yayılmıştır. Süreç bu şekilde devam ederse yaşadığımız bölgede (Antakya ve çevresi) Arapça 5–10 yıla kadar 40 yaş üstü insanların bildiği ve 15–20 yıl sonra da anı ve tarih olacak dersem abartı olmaz. Tarihi ve doğal zenginlik olan anadili yok etmek bireye, ülkeye ve insanlığa zararlıdır. Anadilimiz olması nedeni ile Arapçanın hayatımızdaki önemi hiçbir şeyle kıyaslanamaz ama anadillerin ekonomik katkısı hep göz ardı edilir. Anadil bilmenin kişiye, kentimize ve ülkemize olan ekonomik katkısından bahsetmek istiyorum. Anadilin ülkemize her alanda kazandırdığı katma değeri ekonomik olarak da ciddiye almanın ülkemizin yararına olduğunu düşünüyorum. “Bir dil bir insan, iki dil iki insan” sözünün ifade ettiği gibi kişinin dünyayı, yaşamı iki dilde bilmesinin kazandırdığı duygu, düşünce ve ufuk zenginliğinin yanında anadiller aynı zamanda genel olarak çoğunlukla ekonomik zenginliktir. Antakya ve ilçelerinde son otuz yıllık süre içinde ekonomide yaşanan canlılıkta Arabistan işçiliğinin payı büyüktür. Arapça bildiğimiz için yurt dışına (Arabistan) giderek işsizliğimizin yol açtığı ekonomik yoksulluğu nispeten giderebiliyoruz. Yurt dışında kazanıyor ülkemizde tüketiyoruz. Ülkemizin son dönemde 400 milyon nüfusları ile 22 Arap devletine komşu olmasından dolayı elde edebileceği faydayı önemsemeye başlaması hepimizin yararınadır. Ülkemizin komşu ülkelerle vizeyi kaldırması ilişkilere büyük bir hız kazandırdı. Suriye ile başlayan süreç Lübnan, Ürdün, Libya ile devem ediyor. Turizm ve alış veriş için ülkemize gelenler her geçen gün katlanarak artıyor. Arap turiste yönelik çarşılar, oteller, hastaneler, vb oluştu. Arap ülkelerinden ve kentlerinden ekonomi heyetleri geliyor. Türkiyeli firmalar Arap ülkelerinde peş peşe mağazalar ve temsilcilikler açıyor. Bu süreç daha da hızlanacak ve derinleşecek. Bütün dünyanın Türkçe öğrenmesini beklemeyeceğimize göre yapacağımız şeyler var. Bunun için dili, diyalogu, iletişimi, pazarlamayı, reklâmı, kültürü, toplumsal psikoloji ve alt yapıyı küresel düşünmekte fayda var. Anadilimizi çocuklarımıza aktaracak araçları acilen yaratmalıyız. Bütün ülkemiz de anadil sorununun kesin ve kalıcı çözümü ilköğretim okullarında ders olarak okutulması ile olacaktır. Asimilasyonun ve otoasimilasyon kısır döngüsünü kırarak aileler çocuklarına anadillerini öğretmekten çekinmemelidir. Doğru bilmedikleri, Arapçalaştırdıkları Türkçeyi çocuklarına aktarmasalar Türkçeye de büyük bir iyilik yapmış olacaklar. Fakat her bölgede kısa dönemde bölge yöneticilerinin de anadil için yapması gereken açılımlar vardır. Antakya bölgesinde valilik, kaymakamlıklar, belediyeler ve diğer yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, odalar vb yapmaları gerekenlerin bazılarını hatırlatmak istiyorum. Antakya il merkezi ve ilçelerinde Arapça bilen turizm polisine ve belediye zabıtasına acilen ihtiyaç var. Yerel yönetimler ve devlet kurumları çok dilli (Arapça) hizmete adapte olmalıdır. Trafik levhaları, tanıtım broşürleri, doğal, tarihi, turistik ve yerleşim yerlerinin levhaları Arapça harflerle de yazılmalıdır. Artık esnaf, lokanta, gazino, taksi, otel, eğlence ve dinlence yeri vb tabelasını Arapça harflerle yazmak ve Arapça bilen elemana ihtiyaç duyuyor. Yerel yönetimler, esnaf ve sanatkârlar odaları, Antakya sanayi ve ticaret odası vb diğer sivil toplum kuruluşları ve diğer benzer kamu eğitim kuruluşları yaygın bir şekilde Arapça dil kursları başlatmalıdır. Yerel kamu ve özel radyo, televizyon, gazeteler hem Antakya ya gelen Arap turiste hem de kendi vatandaşımıza Arapça yayın yapmalıdır. Yayın hayatına bağlıyacağı duyurulan TRT (SEBA) Arapça TV kanalı ülkemizin orta doğuya açılımında önemli bir rol oynayacaktır. Antakya Mustafa Kemal üniversitesi Arap dili ve edebiyatı bölümü olmalıdır. MKÜ her bölümüne yaygın bir şekilde Arap ülkelerinden öğrenci kabul edecek şekilde yeniden organize olmalıdır. MEVLÜD ORUÇ Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Der yön. Kur üye.Misafir Yazarlar 2010-02-22 18:55:54 |
||||||||||||||||||||||||||
|
Alevi İnancına Darbe... - 2010-04-15 12:08:19 Gelip size zamandan söz ederler... - 2010-03-09 19:46:33 Kültürel ve Ekonomik Zenginlik Yönü ile Anadilim: - 2010-02-22 18:55:54 Ğadir Hum Bayramı Günü Tatil Olmalıdır... - 2009-11-23 22:28:07 |
||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||