Son Dakika
13 Aralık 2017 Çarşamba

Kuseyri:Suyun Değeri Kaybedilince Anlaşılıyor…

04 Mart 2015 Çarşamba, 11:31
kuseyri-asya-gazetesi-com

Antakya Ticaret Borsası Başkanı, aynı zamanda TOBB Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olan Mehmet Ali Kuseyri, son yağışlarla birlikte ilimiz Amik Ovası’nda 150.000 dekarlık tarım arazisinin sulara gömüldüğünü, bu anlamda Reyhanlı Barajı’nın önemine vurgu yaparken, ilerleyen süreçte önlem alınmadığı takdirde Ova’da tarımın yok olacağını savundu.
Yazılı açıklama ile, son sağanak yağışların yol açtığı zararlara dikkat çeken ATB Başkanı, aynı zamanda TOBB Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Kuseyri, Ova’da çiftçinin yazın kuraklık kışın ise sel ile boğuştuğunu belirterek, gölün kurutulmasına da parmak basarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Ova’da bulunan Amik Gölü`nün kurutulması, bölgenin ekolojik dengesini büyük ölçüde bozmaktadır. 75 bin metrekarelik gölün suyu, 1968`de açılan 4 drenaj kanalı ile Asi Nehri`ne boşaltılmıştır. 6 yıl süren ıslah çalışmaları sonucu göl kurutularak tarıma açılmıştır. Ancak bölge, deniz seviyesinden 6 metre düşük olması ve drenaj kanallarının zamanla tıkanması nedeniyle en küçük bir yağmurda dolmaya başlamıştır. Kış aylarında taşkınlardan kendini kurtaran vatandaşlar, yazın su bulabilmek için ovada kuyu açmaya başlamıştır. 10 yıl önce 30-40 metre derinlikten su çıkarken, şimdi 500-600 metrede ancak su çıkmaktadır. Dolayısıyla bölgede en çok ekilen buğday, pamuk mısır ağır bir şekilde etkilenmektedir.
Bu son yaşanan sel felaketi ile Asi Nehri ve Afrin Çayı’nın yükselmesi sonucu Amik Ovası göle ve çamur deryasına dönüşmüştür. Su baskınına hazırlıksız yakalandıklarını belirten çiftçilerimiz tarlalarını, evlerini ve ahırlarını ve hayvanlarını kurtarmanın telaşına düşmüşlerdir. Karacannık Köyü’nden Hatay Havaalanı’na kadar olan 100-150 bin dekarlık buğday ekili alan tamamen su altında kalmıştır. Hatay Havaalanı yolu üzerinde bulunan deredeki su seviyesinin yükselmesi sonucu Amik Ovası sular altında kalarak ekili alanlar zarar görmüştür. Ayrıca arı kovanları ve zeytin bahçelerinin de sel sularından etkilenmiştir.
Hataylı çiftçilerimiz çaresizlikle, göz göre göre bu sel felaketini izlemek dışında bir şey yapamamaktadır. Yaşanan sel felaketinin bu kadar büyük olmasının nedenlerinden biri de Suriye’nin baraj kapaklarını pervasızca açmasıdır. Elbette ki daha önceki yıllarda aşırı yağış gerçeğiyle yüz yüze gelmiştir bu topraklar. Şüphesiz Hatay, verimli tarım arazileriyle pamuk, buğday, mısır üretiminin ve zeytinciliğin en yaygın yapıldığı bölgelerden biridir. Tüm Avrupa ülkeleri çiftçilerini desteklerken ülkemizde üretici, artan ithalat karşısında korumasız kalmıştır. Çiftçi, alın terinin karşılığını son yıllarda alamamıştır. bunun üstüne yaşanan sel felaketi Hatay’ı ve çiftçileri son derece olumsuz etkilemiştir. Çiftçimiz her yıl aynı sıkıntıyı yaşamaktadır. Bu sorunların bir an evvel çözülmesi için Reyhanlı barajının en kısa zamanda bitirilmesi gerekmektedir. Ayrıca yaz dönemlerinde DSİ’nin tıkanan drenaj kanallarının temizlenip yenilenmesi ve yeni kanallar oluşturulması lazımdır.”
Yazılı açıklamasında, çiftçiye sağlanan teşviklerin desteklenmesi gerektiğini belirten ATB Başkanı, aynı zamanda kendisi de çiftçi olan Kuseyri, şöyle devam etti:
“Ekilen biçilen tarımsal alanlar azalmış, tarım toprakları terk edilmiş ve sular altında kalmış, işsizliği dengeleyen bir sektör olan tarımdan kaçış hızlanmış, yani tarımda çalışan sayısı düşmüş, köylerimiz boşalmış, çiftçimizin, köylümüzün geliri her geçen yıl azalmış ve borç batağına sürüklenmiştir. Çiftçilerimizin tamamı neredeyse borçlu ve borçlarını ödeyemez duruma gelmiştir. Köylümüz, çiftçimiz tam manasıyla tükenmiş durumdadır. Bölgenin en önemli tarım alanlarından biri olan Amik Ovası’nda çiftçilik yapan üreticiler, borçlarını ödeyemeyen çiftçi sıralamasında Hatay 1’inci olmuştur. Hatay da selden etkilenen çiftçinin, üreticinin bankalara, tarım kredi kooperatiflerine, TEDAŞ’a olan borçlarının faizsiz olarak acilen ertelenmesi ve zararlarının karşılanması gerekmektedir. ayrıca verilmesi düşünülen, gübre, pamuk, mazot, mısır ve buğday desteklemelerinin en kısa zamanda çiftçimize ödenmesi gerekmektedir.
Tarım sektörü de üreten, istihdam ve ihracat açısından ülkemiz ekonomisine önemli katkıları olan bir sektördür. Tarım, yalnızca bir üretim süreci değil toplumsal boyutlarıyla öne çıkan ve ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren bir sektör olduğu unutulmamalıdır. Tarıma destek verilmediği takdirde sosyal patlamalar kaçınılmazdır. Ülkemiz ekonomisi, gıda güvencesi için sanayi ve ticaret sektörü için tarım sektörünün üretmesi gerekmektedir.
Tarımda gelişmenin ön koşulu su demokrasi gibidir, elden gitmeyince kıymetini bilemeyiz. Yazın kuraklıkla kışın ise selle uğraşan çiftçilerimiz gerekli önlemler alınmadığı takdirde pamuk ve tahıl ambarı olan Amik Ovamız su yüzünden kaderine terkedilmiş bir ova olacaktır”.
Mehmet Ali Kuseyri, yazılı açıklamasın son bölümünde de, Antakya Ticaret Borsası olarak bu dramatik tabloyu değiştirmek ve tarım sektörünü yeniden nefes alır hale getirmek üzere bütün imkânları seferber ederek Hatay çiftçisi ve köylüsünün yardımına imkânları ölçüsünde koşmaya devam edeceklerini ve destek olmayı sürdüreceklerini bildirdi.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz