Körfez Yaşam Mücadelesi Veriyor….

12 Ocak 2012 Perşembe, 10:48
Körfez Yaşam Mücadelesi Veriyor….

Doran; “Radyoaktif kirlilik ve asit yağmurları yüzünden Doğu Akdeniz’de bir yok oluş yaşanıyor, Ağır metal kirliliğine bağlı olarak da körfezde kanser oranı giderek artıyor” Doğu Akdeniz çevre Dernekleri (DAçE) Platformu’nu oluşturan çevre dernekleri, Hatay’ın ıskenderun ilçesinde toplandı. 92. DAçE Toplantısı’nda bölgedeki çevre sorunları ele alındı. Söz konusu toplantının ardından hazırlanan bildiriyi kamuoyuyla paylaşan DAçE Platformu Sözcüsü Figen Doran, Akdeniz Bölgesi’nde yaşayan insanlar olarak gelecekten kaygılı olduklarını, bölgeye kömürlü ve nükleer yakıtlı santraller yapılmak istendiğini, bunun yanında tüm dünyada yan yana dahi iki adet santral yokken, Akdeniz sahillerinde 16 ayrı noktada termik santrallerin, bitişik yapılmak istendiğine dikkat çekti.Doran, termik santral kaynaklı ağır metal, radyoaktif kirlilik ve asit yağmurlarına bağlı olarak Doğu Akdeniz’de tam bir yok oluş yaşanacağını öne sürdü ve ıskenderun Körfezi’nde ağır metal kirliliğine bağlı olarak kanser oranlarının arttığını vurguladı.Tam Bir Yok Oluş YaşanacakDoran, yaptığı açıklamasında; “Termik santral kaynaklı ağır metal, radyoaktif kirlilik ve asit yağmurlarına bağlı bölgemizde tam bir yok oluş yaşanacak. ıskenderun Körfezi’nde ağır metal kirliliğine bağlı kanser oranı arttı. ınsanlarımız ölüyor. Termik santrallerle birlikte bu sorun katlanarak artacak. ıskenderun’da Diler Santrali’ne karşı çED iptal davasını kazandık. Bütün lisans alan santrallere lisans iptal davası açtık.
 
 
 Erzin ilçesi Burnaz sahilindeki Egemer ve Selena santrallerine karşı ek olarak imar planı değişikliği iptal davası açtık. Erzin, ıskenderun, Ceyhan, Yumurtalık, Akkuyu ve tüm çukurova ve Doğu Akdeniz vazgeçilmezimizdir. Bizlerin mücadelesi yaşam alanlarımızı koruma, gelecek nesillerimize sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya bırakma mücadelesidir” dedi.HES’ler Kural Tanımıyorlar
 
 
 
Hidroelektrik Santralleri’nin (HES) kamu denetiminden tümüyle yoksun olduğunu ifade eden Doran, bu santrallerin can suyundan balık geçitlerine, inşaat hafriyatından dağıtım ve iletim sorunlarına kadar kar amacıyla kuralsız çalıştığı gibi doğayı tahrip edip, iş yerlerinde taşeronlaşmayı hızlandırdığını öne sürdü. Türkiye genelinde olduğu gibi HES’lerin, Doğu Akdeniz’in en önemli sorunu olduğunu kaydeden Doran, “Enerji ihtiyacının yalnızca yüzde 10’u nu karşılayabilecek nitelikteki bu santraller ölüm demektir. Temiz enerji seçeneği rafa kaldırılmış durumda. Maksat hidrolik potansiyelin değerlendirilmesi değil, suyun ticarileştirilmesidir” diye konuştu.Gelecek Kuşaklara Karşı Sorumluyuz
 
 
Figen Doran, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bizler, Doğu Akdeniz çevrecileri olarak nükleer yakıtlı, fosil yakıtlı tüm enerji santrallerine, geleceğimize sahip çıkmak adına karşıyız. Suyun ticarileştirilmesine yol açan enerji verimliliği düşük HES’lere de karşıyız.
 
 
 
 
çünkü bizler bu ülkeyi seviyoruz ve gelecek kuşaklara karşı kendimizi sorumlu hissediyoruz.ıtirazlarımızı haykırmaya devam edeceğiz. Her türlü hukuksal ve demokratik mücadelenin içinde olacağız. Yeniden söylüyoruz ki; bu topraklar bizim. Kar amacıyla burada bulunan ve yaşam hakkımızı elimizden almaya çalışan tüm firmaların bölgemizden gitmelerini istiyoruz.”

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz