ıslam Kenti’ne Bombalar Yağmamalı…

07 Eylül 2013 Cumartesi, 10:21
ıslam Kenti’ne Bombalar Yağmamalı…

Türkiye ve Bölgemizde yaşanan olayları değerlendiren MHP Hatay ıl Başkanı Adnan Akdaş, Suriye konusunda, “Birleşmiş Milletler kimyasal silah uzmanlarının Suriye Raporu beklenmeli, meşru olmayan, uluslararası hukuka uymayan her türlü tavır ve tercihten kaçınılmalıdır Silah son seçenek olmalıdır” uyarısında bulundu.
 
“ıç ve dış meselelerimiz ağırlaşmış ve ülkemizi zora sokmuştur. Komşu ülkelerde yangın, iç karışıklık ve genişleyen anlaşmazlık kritik bir seviyeye gelmiştir. Ortadoğu’da dirlik ve güvenlik kalmamıştır. Hakikaten de Ortadoğu kangrene dönüşmüş, ıslam toplumları felaketlere mahkûm olmuştur” diyen MHP Hatay ıl Başkanı Adnan Akdaş yaptığı yazılı açıklamasında şu görüşlere yer verdi.
 
“Libya, Irak tan sonra Suriye karmakarışıktır. Suriye infial halindedir. Suriye kan ve ölüm tünelinde çırpınmaktadır. Esad yönetimiyle muhalifler arasındaki mücadele Suriye halkını canından bezdirmiştir.
 
şam’ın Guta bölgesinde, kimyasal silah kullanılması haklı olarak Dünya’yı ayağa kaldırmıştır. şimdi Suriye’ye müdahale gündemdedir.
 
Ancak muhtemel müdahalenin şekli, zamanı, sınırları ve yöntemi konusunda henüz mutabakat sağlanmış değildir. Suriye’ye yapılacak müdahalenin elbette sonuçları çok fazla olacaktır. Her şeye rağmen silah son seçenek olarak ele alınmalıdır.
 
Uluslararası toplum siyasi ve diplomatik kanalları sonuna kadar kullanarak Suriye’deki kördüğümü açmalıdır. Ve hepsinden de önemlisi, Birleşmiş Milletler kimyasal silah uzmanlarının Suriye Raporu beklenmeli, meşru olmayan, uluslararası hukuka uymayan her türlü tavır ve tercihten kaçınılmalıdır.
 
Birleşmiş Milletler Teşkilatına rağmen, sırf sözde insanlık vicdanını rahatlatmak adına Suriye’ye bomba yağdırılması bir yanlışın bir diğer fahiş hatayla tamir çabasından farksız olacaktır. Biliyoruz ki, bugün insanlık nam ve hesabına müdahale hazırlığı içinde olanlar, bölgemizde akan kanın başlıca müsebbibidir.
 
Ortadoğu ve ıslam toplumlarının hazin durumunun sorumlusu sömürgeci güçlerden başkası değildir. Kimyasal silah kullanılmasından, otoriter yönetimlerden ve şiddet vakalarından şikâyetçi olan küresel güçler önce aynaya bakmalı ve özeleştiri yapacak cesareti sergilemelidir. Sormak lazımdır ki, Suriye’ye kimyasal silahı kim satmıştır?
 
Kitlesel ölümlere neden olan acımasız silahları rejim veya muhaliflerin kullanımına kim vermiştir?
 
Emperyalizmin sinsi tarafları kimi aldatacağını sanmaktadır? Mısır’daki askeri darbeye darbe diyemeyen, çekingen ve sarsak davranan kim ya da kimlerse, bize göre kimyasal silahların sevk zincirinin başında da onlar vardır.
 
Sorarız sizlere, Batı’nın belirli aralıklarla, uçaklarıyla, donanmalarıyla gelip ıslam coğrafyasını bombalaması hak ve reva mıdır? ınsanlığın değerlerine bir tek bağlı, insanlığın erdemlerine bir tek sadık Batılı güçler midir? Washington, Londra, Paris Ortadoğu’nun terbiye ve ıslah makamı mıdır?
 
Asırlarca üzerinde yaşadığımız geniş coğrafyada önce kavga ve ihtilaf çıkarıp, sonra da müdahale şartları oluştu ve olgunlaştı diyerek ölüm saçmak ahlaksızlıkla, adaletsizlikle ve vicdansızlıkla eş anlamlı değil midir?
 
KOMşU COğRAFYALARDA YAşANAN KANLI HALKAYA SURıYE’DE EKLENMEK ıSTENıYOR
 
Yüce dinimiz ıslam’ın mensupları, Allah’ın varlığına ve birliğine iman etmiş Müslüman toplumlar bu yenilgi psikolojisinden, bu sefaletten ne zaman ve hangi hallerde kurtulacaklardır? şam’ın kaderi, Bağdat’ın geleceği, Kabil’in ümitleri niçin ve ne hakla yabancı başkentlere  bağlanmaktadır?
 
Sömürgeci güçlerin komşu coğrafyaları kontrol ve himaye altına alması bir defa hepimiz adına utanç vericidir. Irak işgalinin neden olduğu facialar, 1 milyon insanın hayatını kaybetmesi henüz hafızalardadır.
 
Komşu coğrafyalarda yaşanan kanlı halkaya Suriye’nin eklenmesi ülkemiz ve bölgemiz adına yeni ve ciddi sorunlara ardına kadar kapı aralamıştır. Ayrıca Irak işgali, bu ülkenin toprak bütünlüğünü zedelemiş ve Türkiye’nin güvenliğini tehlikeye atmıştır.
 
Suriye’nin de benzer bir akıbete maruz kalması milli çıkar ve beka açısından vahim neticelere neden olma ihtimalini belirginleştirecektir. Buna da kimsenin hakkı yoktur.
 
Hükümetin Suriye’de milli menfaatlere göre hareket etmesi zorunluluktur. Batılı güçlerin peşine takılıp Suriye’ye yönelik müdahale ortaklığı yaparak savaş açmak, hükümeti ve ülkemizi birçok musibetle yüz yüze bırakacaktır. Gönüllü ülkeler koalisyonu gibi Haçlı zihniyetini hatırlatan oluşum ve organizasyonlardan da uzak duracak dirayeti göstermelidir. Suriye bölünürse
bunun ülkemize yansıması ağır olacaktır.

 
Cani PKK ve PYD zaten her fırsatı ganimete çevirmek için pusuya yatmıştır. Kaldı ki sınırlarımızdan kim girip kimin çıktığı belli bile değildir. Hükümet bir avuç eşkıyanın şımarıklığını ve küstahlığını felç halinde izlemektedir. Doğal ve doğru olarak bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Açıktır ki, hükümetin düşünmesi gereken önce Türkiye’nin güvenlik ve esenliğidir.
 
Bunun dışında sırf Esad’ı devirmenin yanı sıra, küresel mahfillere yaranmak ve göze girmek pahasına savaş dilinin tercih edilmesi çok acı sonuçları beraberinde getirecektir. Başbakan Ankara’nın gerçeklerine dönmelidir. Aklına estiği gibi hareket etmemeli, bari bu konuda sorumlu ve vakarlı bir siyasetçi duruşu göstermelidir.
 
“ıyi şeyler olacak” denilerek atılan yapay adımların, samimiyetsiz çıkışların, bereketsiz tekliflerin geldiği noktada, hepiniz şahitsiniz ki, iyi şeylerden bahsetmek mümkün değildir. ülkemizin biriken meseleleri, yığılan sorun başlıkları umursamazlığın mahzenine bu siyaset anlayışı tarafından bırakılmıştır. Buna karşılık Başbakan’ın bireysel hedefleri, diktatörleri aratmayan sertlikleri, nezaket ve saygıyı hiçe sayan yaklaşımları her şeyin önüne geçmiştir.
 
Buna dur demek lazımdır. Bu gidişe engel olmak milli bir görev olarak görülmelidir. Bunun için de ilk durak 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak Mahalli ıdareler Seçimleridir.
 
Bu seçimler Türkiye’nin yakın geleceğini bire bir etkileyecektir. Bu seçimler iktidardan kurtuluşun ilk durağı olacaktır. Bu seçimlerde Türk milletinin varlığı, birliği ve güvenliği oylanacaktır. Biz parti olarak Mahalli ıdareler Seçimleri’ne çok önem veriyor, çok derin bir
anlam yüklüyoruz.”

 

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz