Hatay Kadınları Barış için haykırıyor…

05 Ağustos 2015 Çarşamba, 12:32
Kadın-eylem-suruc-katliam-asya-gazetesi

“Barış İçin Kadın Girişimi” üyeleri Suruç’ta yaşanan bombalı saldırıyı gerçekleştirdikleri bir eylemle protesto ettiler.

Eğitim-Sen binası önünde toplanan Barış İçin Kadın Girişim üyeleri slogan atarak Ata köprüsüne kadar yürüdüler.

Köprübaşındaki eylemde Barış İçin Kadın Girişimi adına konuşan Gülay Öztürk, “Bundan 4 yıl önce bir soğuk Aralık günü 34 Roboski’li genç insanı, Reyhanlı’da 52 insanımızı toprağa 32 genç erkek ve kadın onların yanına düştü. Roboski’lileri Reyhanlıları öldükten sonra tanıdık. Bu sefer katliama uğrayanlar yaşarken yoldaşımız, arkadaşımızdı” dedi.

Gülay Öztürk açıklamasında Türkiye’de gelişen terör olaylarını şöyle değerlendirdi:

”Bursa Barış İçin Kadın Girişimi’nden Ferdane Kılıç oğluyla beraber 270 çocuk, kadın ve erkeğin IŞİD tarafından daha birkaç hafta evvel yollarda, sokaklarda, evlerinde katledildiği Kobani’ye gidiyordu.

Kütüphane kurmaya, orman kurmaya, sağ kalmış çocuklarla buluşmaya. Ferdane yok artık ve 31 canımız yok artık.

“Açıklama yapıyorlardı. Büyük bir gürültü geldi. Kendine geldiğimde yanımdaki gencik bedenler satranç taşları gibi devrilmişti” diyor bir görgü tanığı. O düşünlerden Cebrail daha yeni Roboski’ye gitmiş, geri kalan çocuklar hakkında yazmıştı. “Et yiyemeyenler var mangal yapalım” derdi hep Cebrail.

Kimimiz yüzünden hiç gülümseme eksik olmayan Ezgi’yi, kimimiz Beşiktaş’tan Polen’i kimiz Maltepe’den Duygu’yu, kimimiz Kadıköy’den Ece’yi, kimimiz Uğur’u kimimiz o sıcak gülüşüyle Okan’ı. O kanımızı. Çok güzel insanlardı tanığız.

Kendi elleriyle yaptıkları boncukları satmış, kazandıkları parayla oyuncak almış Kobani’ye gidiyorlardı.

Bazılarının dostları, yoldaşları Kobani’yi IŞİD’e karşı savunurken hayatını kaybetmiş bazıları hala cephedeydi. Onları da görmeye hal hatır sormaya, belki kadınlarda yaşam alanı tanımayan IŞİD’le mücadeleye katılmak için de giden vardı aralarında.

Sonra hepsi birer birer satranç taşı gibi düştüler. Cesetleri yerde kaldı.  Yerden kaldırmaya çalışanlara gaz sıkıldı. Öyle yalnız yattılar bir süre. Suruç halkı el verip kaldırıncaya dek. Şimdi Roboski’li kardeşlerine karıştılar”.

Gülay Öztürk açıklamasında da kadınlara şöyle seslendi:

“Sevgili kadınlar, Bizden daha iyi kim bilir savaşın öyle durduğunu yerde durmadığını, hepimize herkese bulaştığını. Kim bilir bizden daha iyi cephede atılan her kurşunun nasıl dönüp gelip bizi vurduğunu. Kim bilir bizden daha iyi sorgulanmayan karşı durulmayan her suçun tekrar tekrar yenilendiğini. İki gün önce IŞİD bu ülkeni, hepimizin geleceğinden çaldı. Suruç’a kadar adım adım polislerin izlediği bu gençlerin güvenliğini kim niye sağlamadı? Nasıl oluyor bu ülkede iki ayda bu kadar can, bacak, kol alan bomba patlıyor ve bir tek kamu görevlisi görevinden alınmıyor? Nasıl oluyor bir kez daha ülkede onlarca kişi katledilmesine rağmen yas ilan edilmiyor. Meclis olağanüstü toplanmıyor. Nasıl oluyor birileri buna seviniyor, keşke üç yüz olsaydı yazıyor. Suruç’ta şenlik var diyor ve ceza görmüyor?

Bulunduğumuz her yerde barış için toplanalım, her yerde barış konuşalım, ölülerimize yas tutalım, yaşayanlara sahip çıkalım. Barış için her yerde ses çıkaralım.

Sevgili kadınlar, Roboski’de son olmadı. Suruç’taki son olsun. Erkeklerin getirmediği. Hala durmadan “Ama”sız cümle kurmadığı, iç rahatlığıyla ölenin yanında saf tutmadığı, savaşa dur demediği yerde biz barışı yaratalım.

Kobani’den, Suruç’tan, Diyarbakır’ı kopartmaya, çalışanlara inadına dur diyelim daha bir hevesle daha çok dayanışmalım. Roboski, Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç… Katliamları unutmayalım. Savaş kırıştırtıcılığına, kadınları bölmelerine izin vermeyelim. Birbirimize destek olalım. Kadınlar savaşa karşı mücadele edelim.”

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz