Gelişmelerden Kaygılıyız…

14 Ocak 2010 Perşembe, 12:59
Gelişmelerden Kaygılıyız…

Hatay Tabip Odası, yayınladığı bir bildiriyle ülkede yaşanan sağlık ortamından kaygı duyduklarını bildirdiler. Hatay Tabip Odası adına yazılı açıklama yapan Başkan Tacettin ınandı, şu ifadelere yer verdi: “Sağlık başta olmak üzere tüm hizmet alanlarında çalışanların emeğini ucuzlatmak, güvencesiz ve yarıştırarak çalıştırmak; hizmete ulaşmak zorunda olan yurttaşları ise ya doğası gereği kar odaklı çalışan özel şirketlere (hastanelere) ya da en az onlar kadar işletmeleşmiş “devlet” hastanelerine müşteri olarak sunmak, mevcut AKP hükümetinin kendine biçtiği bir misyon olarak karşımızda duruyor. Bu nedenle şu anda TBMM gündemine taşınan “Tam Gün” ve yine sırada bekleyen “Kamu Hastane Birlikleri” yasa tasarılarının, ülkemizin gerek sağlık alanında, gerekse diğer çalışma alanlarında yaşanan gelişmelerden bağımsız olmadığını bilmek gerekiyor.
 
Ne Eczacıları Sosyal Güvenlik Kurumu karşısında tek tek örgütsüz ve güvencesiz bırakma çabalarının, ne tekel işçilerini asgari ücretle 10 ay güvencesiz çalışmaya zorlayan 4-C uygulamasının ne de devlet hastanelerinde maaş artışı bir yana işten atılan ya da %30 oranında maaşları düşürülen taşeron sağlık çalışanlarının bu tabloyla tesadüfi karşılaşmadığı ortadadır. AKP hükümetinin önüne koyduğu program işliyor. Herkesin çok düşük ücretlerle, güvencesiz çalışmayı kader olarak görmesi ve kabullenmesi isteniyor. öncelikle temizlik, güvenlik, yemekhane, ardından yardımcı sağlık personeli olarak hemşirelik, teknisyenlik hizmetlerini çok düşük ücretlerle, yasadışı olarak fiilen günde 12 saat taşeron şirketler aracılığıyla gördürülmesi anlayışının, eczacı ve diş hekimlerini de kapsayacak şekilde hekimlere doğru hızla ilerlediğini çok iyi biliyoruz. Bu uygulamanın hekimler başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının emeğini ucuzlatmak, onları yasalar karşısında özlük haklarından mahrum bırakmak gibi temel bir amacı var.
 
Taşeron ve performansa dayalı yarışmacı, rekabetçi çalıştırma, sağlıkta “maliyetleri” düşüreceği ve sağlık çalışanlarının emeğinin ucuzlayacağı, böylelikle sağlık piyasasının rahatlayacağı düşünülüyor. Ancak bu amacın, verilen sağlık hizmetinin niteliğini ortadan kaldırmasına, sadece poliklinik ve ameliyat sayılarına, yapılan işleme, hastanenin kazandığı paraya, hekimin “kazandığı” puana odaklanması önemsenmiyor.”
 
TüCCAR SıYASETıN MıSYONERLERı ınandı, hekimlik ve sağlık hizmetinin tamamının bir “teknik işe” dönüştürülüp, sağlık piyasasının büyüklüğünden, “işlem hacminin artışından” heyecan duyulmaya başlanıldığını belirterek, şunları kaydetti: “Hastayı müşteri, hastaneleri işletme olarak gören böylesi bir anlayışın yaratacağı halk sağlığı sorununun, sağlık eğitiminde ve sisteminde oluşturacağı tahribatın toplumsal maliyetinin telafisinin çok güç olacağını, kendilerini “tüccar siyasetin misyonerleri” olarak görenlere anlatmak mümkün görünmüyor. Ancak başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının ve bu tahribatın gerçek mağdurları olacak olan yurttaşların bu konuda müdahil olması, emeğine ve sağlık hakkına sahip çıkması durumunda bu anlayış durdurulabilir.
 
 
Katkı paylarındaki artışlar, fark ücretlerindeki pervasızlık, ilaç sınırlaması ve oranlarındaki yurttaş aleyhine uygulamalar, nasıl bir sağlık sistemiyle karşı karşıya kalındığını artık açıkça gösteriyor. Tüm bu tahribatın “muayenehaneleri kapatıyoruz, halkımızı bundan kurtarıyoruz” demagojisinin arkasına saklanmasına izin verilmemesi, konunun esasının tartışılması gerekiyor. çünkü ülkemizdeki sağlık sisteminde, hekimlerin ikinci bir işte çalışma olanağına sahip olmalarından kaynaklı sorunların çözümü kolay ve mümkündür. Denetlenmesi, sınırlanması, hatta iyi bir kamusal sistem içerisinde hekimlerin özlük hakları geliştirilerek kaldırılması da mümkündür.
 
 
 
 Bu konuda TTB olarak ülkemizde nasıl bir “Tam Gün” uygulanabileceğine dair yasa teklifi dahil olmak üzere somut önerilerimizi daha önce Bakanlığa ve kamuoyunun bilgisine sunmuştuk. Ancak; halen sağlık harcamalarındaki devasa rakamların, ilaç ve tıbbi teknoloji üzerinden uluslararası tekellere giden milyarların, doğal olarak tüketimi kışkırtan özel sağlık sektörünün yarattığı “sağlık sorunlarının” çözümünü AKP hükümetinin Meclise sunduğu “Tam Gün” uygulamasında aramak yalan ve demagojiden ibaret olacaktır.”

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz