Davullu Zurnalı Grev…

22 Aralık 2011 Perşembe, 10:48
Davullu Zurnalı Grev…

AKP hükümetinin yaptığı uygulamaların bizleri karanlığa sürüklediğini söyleyen Erkal, Hükümetten taleplerini sıraladı ve bu taleplerine olumlu yanıt alamazlarsa AKP’nin karşısına çok daha kitlesel ve çok daha kararlı çıkacakları uyarısında bulundu.

Hükümete uyarı grevi!

Grevli toplu sözleşme, güvenceli istihdam, insanca yaşanacak temel ücret, ceza ve sürgünleri durdurmak ve ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması için Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) dün bir günlük genel grev yaptı. KESK’e bağlı sendikalara üye kamu emekçileri; okullarda, hastanelerde ve tarım il müdürlüğünde acil durumlar dışında kalan hiçbir işlemi gerçekleştirmediler.

AKP Hükümetine uyarı niteliği taşıyan ve ülke genelinde yapılan grevin Hatay ayağına; CHP, bazı odalar, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve vatandaşlar destek verdi.

KESK’e bağlı sendikaların kurumlarında başlattığı grev eylemi, saat 12.30’da KESK’e bağlı tüm sendikaların Eğitim Sen önünde toplanıp Ulus Meydanı’na kadar yürümesi ile devam etti. Yürüyüş boyunca AKP aleyhinde slogan atan KESK üyeleri; grevli toplu sözleşme hakkı, güvenceli istihdam, insanca yaşanacak temel ücret… taleplerinde bulundular.

Ulus Meydanı’nda yapılan basın açıklamasını okuyan KESK Dönem Sözcüsü Ayhan Erkal, Türkiye’nin dört bir yanında hak ve özgürlüklerine sahip çıkan kamu emekçileri olarak, sadece kendileri için değil insanca bir yaşamı hak eden ülkenin tüm insanları için grevde olduklarını söyledi.

Halk karanlığa mahkum edilmek isteniyor

Mecliste görüşülmekte olan bütçede yükün yine halkın sırtına yıkıldığını söyleyen Erkal, yapılan bütçenin halkın değil sermayenin bütçesi olduğunu ifade ederek, “Bu ülkede çok uzun süredir gecenin karanlığı hakim. Hak ve özgürlükleri için mücadele eden tüm kesimler bu karanlığa mahkum edilmek isteniyor.

AKP iktidarının yaptığı her icraat, attığı her adım bu ülkenin üzerine çöken karanlığı daha da arttırıyor. AKP’nin mecliste onaylanması için canla başla çalıştığı bütçe bu karanlığı daha da zifiri hale getiriyor. Mecliste oylanan bütçede: grevli toplu sözleşme mücadelesi yürüten kamu emekçileri yok.

659 TL’ye mahkûm edilen milyonlarca asgari ücretli yine yok. Kıdem tazminatı gasp edilen işçiler, gübre parası bulamayan çiftçiler ve köylüler, vergi yükü altında ezilen küçük esnaf yok. Kısacası insanca bir yaşam sürdürmek isteyenler yine yok. Bu bütçede: sermayeye teşvik, rantiyecilere kıyak, asgari ücretten vergi kesintisi, tüm kamu hizmetlerinin tamamen paralı hale getirilmesi, eğitim ve sağlık yerine savunmaya ayrılan payın arttırılması ve yükün yine bizlerin sırtına yıkılması var ” açıklamasında bulundu.

Demokratik haklarımız yok sayıldı

 

Her geçen gün daha da ağırlaşan sorunlar yaşadıklarını söyleyen Erkal, kamu emekçilerini greve götüren nedenleri hakkında; “bizi, grev hakkımız kullanmaya götüren nedenlerimiz çok. Grev hakkımızı, örgütlenme özgürlüğümüzü, özlük ve demokratik haklarımız yok sayıldı.

Demokratik bir sendika yasasında olması gereken düzenlemelerin hiç birisine yer vermeyen, tamamen yandaş konfederasyonun siparişine uygun olarak hazırlanan bir yasa taslağı mecliste bekliyor. Açlık sınırının bin, yoksulluk sınırının 3 bin TL’yi aştığı ülkemizde ortalama 1500 TL maaş verilerek açlığa yakın yoksulluğa uzak bir yaşama mahkum ediliyoruz. Temel tüketim maddelerine % 40 oranında zam yapanlar, ‘bunlar zam değil güncelleme’ diyerek halkla alay etmiştir. Eğitime ayrılan bütçenin payı 9 yılda 3 kat düşürülmüştür. 150 bin öğretmen açığı varken ataması yapılmayan 300 bin öğretmen var.

 IMF’nin talimatı ile bir hafta sonra bitirilecek olan yeşil kar uygulaması sonucunda 5 milyon insan sağlık güvencesinden yoksun hale getirilecek. Kamu hastanelerini tamamen ticareşaneye dönüştürüldü. ılaç sigortalılar içinde paralı hale getirildi…” şeklinde sıraladı.

 

 

 

 

 

Her türlü güvencesiz çalışmaya son verilmesi için grevdeyiz

Erkal, yaptığı açıklamasını şu şekilde tamamladı: “yoksulluğun, adaletsizliğin, hukuksuzluğun hakim kılınmak istendiği bir ülkede, emeğin, emekçilerin haklarının tanınmadığı bir ülkede demokrasiden de sendikal hak ve özgürlüklerden de söz etmek mümkün değildir. ışte biz, emeğin haklarına ve değerlerine sahip çıkmanın demokrasiye ve özgürlüklere sahip çıkmaktan geçtiğine inanan kamu emekçileri olarak grev hakkımızı yasal teminat altına alındığı bir toplu sözleşme hakkı istiyoruz.

 

 

 Kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesine, Karar Hükmünde Kararname sultasına, angaryaya ve zorunlu fazla mesaiye, her türlü güvencesiz çalışmaya son verilmesi için grevdeyiz. Tüm çalışanlara kadrolu iş güvencesi, insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması için grevdeyiz.

 

 

çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi ve temel ücretlerin arttırılmasıyla sağlanacak gerçek bir eşit işe eşit ücret sistemi için grevdeyiz. AKP Hükümetini son kez uyarıyoruz! Emek düşmanı politikalardan vazgeçin. Uluslararası sözleşme ve anlaşmalarla sahip olduğumuz grevli toplu sözleşme hakkımızı tanımak zorundasınız.

 

 

 

 

 

 

Eğer taleplerimize olumlu bir yanıt alamazsak, bizi çok daha kitlesel ve çok daha kararlı olarak karşınızda bulacaksınız. Siz IMF ve emperyalistlerin politikalarını uygulamakta ne kadar kararlıysanız, biz de haklarımız ve geleceğimiz için mücadele etmekte en az o kadar kararlıyız.”
Haber Merkezi

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz