Dava göz göre göre düştü…

13 Mart 2012 Salı, 18:34
Dava göz göre göre düştü…

Madımak katliamı davası göz göre göre düştü…
19 yıl önce 35 kişinin yakılarak katledildiği Sivas olaylarıyla ilgili davada zamanaşımı kararı verildi. Böylece 5 firari sanık ceza almaktan kurtuldu.
 
1993 yılında 35 kişinin yakılarak öldürüldüğü Sivas katliamı davası, 19 yıl sonra zamanaşımı nedeniyle düştü.
 
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bu sabah görülen karar duruşmasına, çok sayıda müşteki avukatı katıldı.
 
Duruşmada, katliamın kilit isimlerinden Cafer Erçakmak’ın 10 Temmuz 2011’de öldüğüne ilişkin nüfus kaydının dosyaya konulduğu açıklandı.
Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel, firari sanıklar hakkında zamanaşımı süresinin dolduğu, bu gerekçeyle kamu davasının düşürülmesi yönündeki görüşünü tekrarladığını ifade etti.
 
Savcı Yüksel, “Sanıklara atfedilen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 77. maddesindeki ‘ınsanlığa Karşı Suçu’ oluşturacağı, bu anlamda zamanaşımı süresinin işlemeyeceğine yönelik itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmektedir” dedi.
 
Yüksel, yargılama sırasında, öldüğü belirtilen sanıklar Cafer Erçakmak ve Yılmaz Bağ hakkındaki kamu davasının da ortadan kaldırılmasını istedi.
 
AVUKAT SARIHAN: ACILAR ZAMANAşIMINA UğRAR MI?

Müşteki Avukatı şanal Sarıhan ise “ülkemizde insan onurunun, insan yaşamının değeri olmalıdır. Türkiye insan haklarında da öncü bir ülke olsun diye buradayız. Acılar hiç zamanaşımına uğrar mı?” diye konuştu.
 
‘POLıS AYAKLARINA ATEş ETSEYDı…’

Avukat Mehdi Bektaş ve Kazım Genç ise eylemin insanlık suçu sayılarak, zamanaşımı kapsamına girmemesi gerektiğini söylediler.
 
Avukat Süleyman Ateş de 19 yıldır adalet bekleyen mağdur aileleri adına konuştuğunu belirterek, ”Polis otelin önüne barikat kursa, birkaç kişinin ayağına ateş etse, bunlar olmazdı” diye konuştu.
 
19 YIL SONRA GELEN KARAR

Aranın ardından mahkeme heyeti yerini almadan, dinleyicilerle heyet arasına bir sıra polis dizilerek, güvenlik önlemi aldı. Daha sonra Mahkeme Başkanı örsdemir, oy birliğiyle alınan kararı açıkladı.
 
Mahkeme, sanıklar Cafer Erçakmak ve Yılmaz Bağ hakkındaki davanın ölmeleri nedeniyle ortadan kaldırılmasına; şevket Erdoğan, Köksal Koçak, ıhsan çakmak, Hakan Karaca ve Necmi Karaömeroğlu yönünden ise zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verdi.
 
Kararı okuyan örsdemir, sanık Cafer Erçakmak’ın 20 Temmuz 2011’de, sanık Yılmaz Bağ’ın da 25 Aralık 2006’da öldüklerinin nüfus kayıtlarıyla da belirlendiğini belirterek, bu sanıklar hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verildiğini bildirdi.
 
Kararda, diğer sanıklar şevket Erdoğan, Köksal Koçak, ıhsan çakmak, Hakan Karaca ve Necmi Karaömeroğlu hakkında, kesinleşmiş mahkeme ve Yargıtay kararlarına göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 146/3. maddesinde yer alan ”Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye Kanunu’nun tamamı veya bir kısmını tağyir ve tedbil veya ilgiya ve bu kanun ile teşekkül etmiş Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni iskata veya vazifesini yapmaktan mene cebren teşebbüs suçuna feri iştirak” suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu suçun 5237 sayılı Yeni TCK’nın 309 ve 39. maddelerinde düzenlendiği hatırlatıldı.
 
Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’da insanlığa karşı suçların düzenlenmediği, bu suçların, 1 Haziran 2005’te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 77. maddesinde düzenlendiği vurgulanan kararda, aynı Kanun’un 77. maddesinin son fıkrasında, ”Bu suçlardan dolayı zamanaşımının işlemeyeceği” hükmüne yer verildiği kaydedildi.
 
Kararda, 1982 Anayasası’nın 90. maddesinin son hükmünde, ”Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır” hükmü hatırlatıldı.
 
Bu düzenlemenin üst norm kuralı olarak bağlayıcı olduğu belirtilen kararda, şöyle denildi:
 
”Her ne kadar önceki düzenlemede zamanaşımı sürelerinin geçmişe yürümeyeceği ve önceki düzenlemede düzenlenmemiş bir suçtan dolayı kanunilik ilkesi gereği sanıklar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı düşünülse de Türkiye Cumhuriyeti tarafından kabul edilen ve iç norm kuralları bakımından bağlayıcı özelliği bulunan Avrupa ınsan Hakları Mahkemesi’nin, Avrupa ınsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde yer alan yaşama hakkına yönelik kararlarında, ‘yaşama hakkını ihlal ettiği iddia olunan, işkence ve kötü muamele iddialarıyla suçlanan kamu görevlilerinin af ve zamanaşımından faydalandırılmaması” gerektiği yünündeki hükümleri nazara alındığında, sanıkların kamu görevlisi değil, sivil oldukları, ayrıca olayın asli maddi faili değil feri şerik olarak yargılandıkları, 765 sayılı TCK’nın 146/3. maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı hapis cezasının 5 yıldan 15 yıla kadar ağır hapis olduğu, lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/3, 104/2 maddeleri gereği 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi 2 Temmuz 2008’de dolduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2 maddesi gereği ortadan kaldırılması hükmünü doğurmak üzere CMK’nın 223/8. maddesi gereği ayrı ayrı düşürülmesine oy birliğiyle karar verildi.”
 
‘ALKIşLAMAYIN, GöREVıMıZı YAPTIK’

Salonda bulunan bazı dinleyicilerin alkışlı protestosu üzerine örsdemir, ”Alkışlanacak bir şey yapmadık. Görevimizi yaptık” dedi. Kalabalık nedeniyle salona girişte izdiham yaşanırken, bazı izleyiciler dışarıda kaldı.
 
FOTOğRAFLAR SıLıNDı

Duruşmanın başında cep telefonuyla bir dinleyicinin salonun fotoğrafını çekmesi üzerine, mahkeme başkanı örsdemir, polise telefondaki fotoğrafı sildirdi.
 
örsdemir, ”Lütfen cep telefonlarınızı kapatın. Zaten Twitter denen bir şey çıkmış. duruşma salonunda kayıt alınamaz” dedi.
 
DURUşMAYA YOğUN ıLGı

Duruşmayı olayda hayatını kaybedenlerin yakınları ile CHP Grup Başkanvekilleri Emine ülker Tarhan ve Sezgin Tanrıkulu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, ılhan Cihaner, Kamer Genç, Hüseyin Aygün, Sırrı Süreyyaönder, Sırrı Sakık ve Umut Oran’ın da arasında bulunduğu bazı milletvekilleri, sendikacılar ve Alevi örgütlerinin temsilcileri de izledi.
 
SıYASETçıLERDEN TEPKı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, kararı “yargının yüz karası” olarak nitelendirdiklerini ve kınadıklarını belirtti. CHP Denizli milletvekili ılhan Cihaner de kararı hukuk dışı olarak nitelendirdi.
 
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak ”Birileri bu davayı kapatmış olabilir, ama demokrasiye sahip çıkanlar bu davayı sonuna kadar sürdürecek” dedi.
 
Avukat şenal Sarıhan ise olayın mahkeme tarafından insanlığa karşı işlenmiş suç olarak kabul edilmesini önemli bir adım olarak nitelendirdi.
 
SON KARAR YARGITAY’IN

Zamanaşımıyla ilgili kararı ise olumsuz olarak değerlendiren Avukat Sarıhan, ”Biz temyiz edeceğiz. Yargıtay umarım bu olumlu adıma daha sağlam bir adımla katkı sunacak” dedi.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz