Cari Açık, Rekabetin Göstergesidir…

02 Şubat 2012 Perşembe, 16:29
Cari Açık,  Rekabetin Göstergesidir…

Kuseyri, “ülkemizin tek sorunlu alanı cari açıktır. Cari açık sorunun da panzehiri ihracattır. üretimle ve ihracatla cari açık sorunumuzu çözmeye çalışmalıyız. Bunun için istikrar, öngörülebilirlik ve vadeli finansman gerekmektedir.

 

 

 

 

 

 

Cari açık ekonominin rekabet gücünün de göstergesidir. Siyasi iktidar, ekonomi yönetimindeki etkinlik, sağlam bankacılık yapısı, girişimcilerimizin yatırım azmi yeni yıla güçlü bir ekonomiyle girmemiz sağlayacaktır.”TOBB Yönetim Kurulu üyesi Antakya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kuseyri, Türkiye ekonomisinin 2011 yılını ve 2012’den beklentileriyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Kuseyri yaptığı yazılı açıklamasında, “Türkiye ekonomisi 2011 yılını kamu maliyesinde yaşanan pozitif gelişmeler, sağlam bankacılık sistemi, azalmayan iç talep ve hız kesmeyen özel sektör yatırımları sayesinde iyi bir tablo ile tamamlamıştır. Bu da 2011 yılında dünya genelindeki tüm olumsuzlara rağmen, büyüme ve üretim şevkimizin sürdüğü anlamına gelmektedir.”dedi.

 

 

 

 

 

Büyümede Yavaşlama BeklenmektedirYurtdışında son yaşanan ekonomik ve siyasi değişimlerin, Avrupa kaynaklı risklerin 2012 yılına damgasını vuracağının gösterdiğini ifade eden Kuseyri, Avrupa kaynaklı risklerin gerek özel sektör gerekse kamu olarak, özellikle dış ticaret ve dış finansman kanallarında yaşanabilecek bir tıkanıklığa karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. 

 

 

 

 

Bu yılın iç talep kaynaklı büyüme dinamikleri sürerken, büyümede kısmi yavaşlamaya da hazırlıklı olunması gerektiğini belirten Kuseyri; “2011 ilk yarısında % 10,2 gibi rekor bir seviyeyle dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip olan Türkiye’nin son çeyreğinde, öncü göstergeler büyüme hızında yumuşak yavaşlama dönemine girildiğini göstermektedir.

 

 

 

 

 

Büyümenin esas kaynağının da devlet yatırım ve harcamalarının değil, geçmiş iki çeyrekte olduğu gibi, yurt içi tüketim ve yatırım olacağında herkes hemfikir olmuştur.

 

 

 

 

 

Anlaşılacağı gibi büyümeyi yine özel sektör yüklenmiş durumda kalacaktır.”şeklinde konuştu. 2012 BeklentileriKuseyri, ıç talep kaynaklı büyüme dinamiklerinin 2012’de de devam etmesinin ve bununla birlikte büyümenin hız kesmesinin beklendiğini dile getirerek konuşmasına şöyle devam etti; “ Orta Vadeli Plan hedeflerine göre 2012 yılında % 4 büyüme varsayılırken, Avrupa Komisyonu’nun tahminlerinde Türkiye için % 3 büyüme öngörülmektedir.2011 yılında beklenen % 7-8 aralığında bir büyüme oranına göre ekonomik büyümede bir hız kesme söz konusu olabilir. Ancak Avrupa kaynaklı krizin derinleşmesi tabi ki ülkemizi ister istemez etkileyecektir.

 

 

 

En büyük ihracat pazarımız ve en büyük fon kaynağımız Avrupa’daki gelişmeler hem ticaret kanalıyla hem de finansman kanalıyla ülkemizde olumsuz etki gösterecektir. Bununla birlikte sağlam kamu maliyesi ve güçlü bankacılık sistemimiz, dış dünyadaki gelişmelere bağlı olarak devreye girecek yeni maliye ve para politikalarının hızlı ve tutarlı bir şekilde uygulanmasına izin verecektir.”Yeni çek Kanunu Tasarısı’nın toplumun tüm kesimlerini rahatlatacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirten Kuseyri,“Tasarı mutlaka alacaklıların mevcut haklarını da güvence altına alacak bir yapıya kavuşturulmuştur. Aksi takdirde çeke olan güven ortadan kalkacağı gibi, alacaklı sayısının katlanarak artmasına neden olacaktır.” dedi.

 

 

 

 

ıhracatçı 2012’den de Rekor BekliyorTüm makro göstergelerde, 2011 yılını tüm dünyada kıskanılacak bir performansla kapatıldığını ifade eden Kuseyri, Türkiye büyümede ve ihracatta yakaladığı momentumu 2012 yılında da sürdüreceğini söyledi.Türkiye’nin 2011 yılı ihracatının bir önceki yıla kıyasla yüzde 18,17 artışla 134 milyar 571 milyon 338 bin dolar olarak gerçekleştiğinin altını çizen Kuseyri; “ 2010 yılı ihracatı 113 milyar 883 milyon 219 bin dolar düzeyinde gerçekleşmişken, 2011 yılı Aralık ayında Türkiye’nin ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 artarak 12 milyar 69 milyon 125 bin dolar olmuştur. Böylece 2002 yılında 36 milyar dolardan alınan ihracatın 9 yıl içinde 3,7 katına taşıyarak 134 milyar doların üzerine çıkartmıştır.

 

 

 

 

Bizim bundan sonraki hedefimiz ihracatımızın ağırlığından ziyade değerini artırmaktır. ıhracatımızın teknoloji yoğunluğunu ve değerini artırmamız gerekmektedir. Temel meselemiz sattığımız mallarımızı daha az enerji ve daha ileri teknoloji içerecek şekilde üretmektir.” şeklinde konuştu.
 
Cari Açık Sorunun da Panzehiri ıhracattır
 
Sıkı mali disiplin sayesinde ülkemizin gıpta ile bakılan bir ülke konuma geldiğini belirten Kuseyri, “ülkemizin tek sorunlu alanı cari açıktır. Cari açık sorunun da panzehiri ihracattır. üretimle ve ihracatla cari açık sorunumuzu çözmeye çalışmalıyız. Bunun için istikrar, öngörülebilirlik ve vadeli finansman gerekmektedir. Cari açık ekonominin rekabet gücünün de göstergesidir.  

 

Sonuç olarak, siyasi iktidar, ekonomi yönetimindeki etkinlik, sağlam bankacılık yapısı, girişimcilerimizin yatırım azmi yeni yıla güçlü bir ekonomiyle girmemiz sağlayacaktır. öte yandan ekonomi yönetiminin “ihtiyatlı olunması gerektiği” yönündeki uyarılarını endişeyle değil, memnuniyetle karşılamamız lazımdır.

 

 

 
çünkü uyarılar, muhtemel belirsizliklerin sadece biz iş adamları tarafından değil, ekonomi yönetimi tarafından da dikkatle izlendiğini göstermektedir. Bu da bize, sorun olduğunda gerekli önlemlerin anında alınacağı güvencesi vermektedir.”dedi.

 

 

 
Kuseyri konuşmasının sonunda ise, işsizlikle ilgili yapısal sorunların ortadan kaldırılması adına, mesleki eğitim reformunun hızlandırılarak uygulanması gerektiğini belirterek, katsayı eşitsizliği de ortadan kaldırılmışken, mesleki ve teknik eğitimin özendirilmesinin önem arz ettiğini kaydetti. Haber Merkezi

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz