5 Nisan Avukatlar Günü…

06 Nisan 2009 Pazartesi, 10:06
5 Nisan Avukatlar Günü…

Hatay Barosu mesajında, yargı bağımsızlığı için savunmanın bağımsız olması gerektiği hatırlatıldıktan sonra sorunların çözümünün ancak Tam Bağımsız yargı ile olabileceği görüşü yinelendi.Hatay Barosunca yayınlanan “5 Nisan Avukatlar Günü” mesajında ülkemizde tam bağımsız yargı bulunmadığı, bağımsız yargı için savunmanın da bağımsız olması gerektiği hatırlatıldıktan sonra tüm sorunların çözümünün ancak “Tam Bağımsız Yargı” ile sağlanabileceği vurgulandı.

Hatay Barosu yönetimi adına Başkan Sinan Akgöl imzalı mesajda; 5 Nisan’ın savunmanın örgütlenişini kutladığı, meslek sorunlarını kamuoyu ile paylaştığı gün olduğu hatırlatıldıktan sonra savunma ve sorunlarına yönelik şöyle denildi: “Genellikle savunma mesleği ve sorunlarına ilişkin konuşmalar benzerlik arz eder. Zira sorunlarımız ve buna ilişkin çözüm önerilerimiz değişik platformlarda defalarca dile getirilmesine rağmen çözümsüz kalır ve bizler de bu söylemleri ısrarla tekrarlamaya devam ederiz. Bizler, bir ülkede yargı erkinin, yürütme ve yasama erkinden bağımsız, özgür ve güvenceli olmasını, “demokratik devlet” olmanın, “hukukun üstünlüğünü kabul etmenin” vazgeçilmez bir koşulu olarak kabul ediyoruz.

Bu nedenle Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulunun oluşumunda Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarının yer alması, ayrı bir bütçe ve sekretaryasının olmaması, Hakim ve Savcıların mesleğe kabulündeki mülakatında, kurulun oluşumu yargı bağımsızlığına, güvencesine ve hukuk devleti anlayışına aykırıdır. Bu kurulların tamamen bağımsız olarak çalışmaları sağlanmalıdır. Yurttaşların hak arama özgürlüklerinin güvencesi olan Savunma, hala yargının dışında görülmektedir. Savunmanın özgürlüğü sağlanmalı ve anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Savunma, Anayasa da, “yargı” başlığı altında, “bağımsızlığı” ve “özgürlüğü” gözetilerek düzenlenmelidir.

Yargının bağımsızlığı için savunmanın bağımsız olması zorunludur. Yapılacak düzenleme ile BarolarBirliği ve Barolar üzerindeki Adalet Bakanlığı vesayeti kaldırılmalıdır.” Hatay Barosu mesajında 5560 ayılı CMK ve TCK’da yapılan değişiklikler ile savunma hakkına önemli ölçüde kısıtlama getirildiğinin altı çizildikten sonra şöyle denildi: “Yeni düzenleme ile adli yargılanma hakkı zedelenmiş, Baroların ve Avukatlık mesleğinin bir kısım kazanımları ortadan kaldırılmıştır. Suçlama ile savunmanın başlaması yeniden sağlanmalıdır.

Bununla kötü muamele ve işkence iddialarının önüne geçilmesi mümkün olacaktır. ülkemizde adli kolluk tüm kurum ve kuralları ile kurulmalı, genel kolluk ile arasında görev ve yetki alanı sınırlarını belirleyen yasal bir düzenleme yapılmalıdır. Ceza yargılamasının savunma avukatları dışında hâkim ve savcı birlikteliğine dönüştürülmesi yanlıştır. Yargılama düzeninde iddia ile savunma arasında eşitlik kurulmalıdır. Mesleğimiz açısından en önemli sorunlardan biri duruşma sırasında iddia ile eşit koşullara sahip olmamaktır.

Yasa uyarınca müdafilik hizmeti sunan meslektaşlarımız, çok ağır koşullarda ve büyük bir özveriyle çalışmaktadır. Bir mesaiye bağlı olmadan yürütülen Ceza Muhakemesi Kanunu müdafilik hizmetinin adaletli bir karşılığı meslektaşlarımıza sunulmalıdır. ödemelerinin bir disiplin içerisinde, bir takvim çerçevesinde yapılması, üç başlılıktan kurtarılması gerekmektedir. Resmi kurumlarda yasa gereği avukata sağlanması gereken bilgi ve belgeye ulaşma konusunda gerekli alt yapı oluşturulmalıdır. Halen Meclis gündeminde bulunan Arabuluculuk Kanunu tasarısı mevcut hali ile hukuk devleti anlayışından uzaktır.

Arabuluculuk müessesinden ya vazgeçilmeli ya da Baroların çekincelerine uygun düzenlemeler yapılmalıdır. Avukatlar ve savunma mesleği aleyhine yapılan düzenlemeler geri alınmalıdır. Türkiye’de Hukuk eğitimi ve öğretimi, mevcut durumu itibariyle istenilen düzeyde değildir. Bu nedenle koşulları oluşmadan hukuk fakültelerinin açılmasına izin verilmemelidir. Mesleğimizin geleceği, nitelik ve standardının sağlanması açısından son derece hayati önemi olan “sınav” kurumunun tekrar yasalaşması sağlanmalıdır.

Savunma hizmeti gören avukatlar ve onların örgütü Hatay Barosu; toplumun hak ve özgürlüklerine sahip çıkmaya, adalet arayışının sesi ve aracısı olmaya, laik, demokratik sosyal hukuk devletinin, özgürlükçü demokrasinin, hukuk ve hukukun üstünlüğünün, yargı ve savunma bağımsızlığının, insan haklarının ödünsüz savunucusu olmaya devam edecektir.” Hatay Barosu açıklamasına hükümete yönelik olarak da bazı mesajlara yer verilirken, siyasi iradenin savunma mesleğini geriye götürme düzenlemelerden kaçınması istendi. Hatay Barosunun hükümete yönelik mesajında şöyle denildi: “Bu anlamda insan haklarının tam olarak güvence altına alınması ve hukukun üstünlüğünün sağlanması için; hiç bir gerekçe ile temel insan haklarının özüne dokunulamayacağı anayasa kuralı olarak öngörülmeli, idarenin her türlü eylem ve işlemi istisnasız yargı denetimine tabi tutulmalıdır.

Kadın – erkek eşitliği yeniden düzenlenmeli, her türlü ayrımcılık önlenmelidir. Kadına karşı şiddetin önlenmesi hususunda yasal yaptırımlar yanında, esnek ve hızlı hareket edebilen idari mekanizmalar oluşturulmalıdır. çocuk hakları sözleşmesine konan çekinceler kaldırılmalıdır. Engelli hakları yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.

Siyasi Partiler Yasasında ve Seçim Yasasında siyasi faaliyetleri sınırlayan hükümler kaldırılmalıdır. Gözaltı merkezleri ve cezaevlerinin izlenmesi için bağımsız kurullar oluşturulmalı, infaz hukuku ve infaz koşulları düzeltilmeli, ceza ve tevkif evlerinde avukat girişleri daha çağdaş cihaz ve uygun yöntemle yapılmalıdır. Hukuka ve bağımsız yargıya inancımızın gereği, sorunların çözümünün tam bağımsız yargı ile mümkün olduğunu hatırlatırız.”

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz